CINDERELLA in Turkish translation

[ˌsində'relə]
[ˌsində'relə]
sindirella
cinderella
cinderella
cinderelly
külkedisi
cinderella
cinderelly
sinderella
cinderella
sindrella
cinderella
kül kedisi
bir sinderella
cinderella
sindirellayı
cinderella
külkedisini
cinderella
cinderelly
cinderellayı
cinderelly
sindirellanın
cinderella
cinderellanın
cinderelly
cinderellaya
cinderelly
sindirellaya
cinderella
külkedisine
cinderella
cinderelly
külkedisinin
cinderella
cinderelly

Examples of using Cinderella in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah. I cried like a baby when you played Cinderella.
Ciddi mi? Evet… Sindirellayı oynadığın zaman bebekler gibi ağlamıştım.
They get married, right? so, cinderella, bullwinkle?
Sinderella, Bullwinkle, evlendiler, tamam mı?
Cinderella flew through the air… far from all things ugly and ordinary.
Sindrella uçtu… ve bütün çirkin ve sıradan şeylerden uzaklaştı.
frickin' Prince Charming, Cinderella.
Yakışlıklı Prens, Kül Kedisi.
That could wear this for a garter. I would go looking for a Cinderella.
Jartiyer yerine bunu takabilen… bir Sinderella aramaya giderdim.
But this ball isn't over, Cinderella. I will go.
Ama balo sona ermedi, Külkedisi. Tamam, gidiyorum.
Let's get Cinderella home.
Cinderellayı evine bırakalım.
Yes The Cinderella.
Külkedisini anlat.
Cinderella. Here we are.
Sinderella. Iste burada.
The Cinderella movie?
Sindrella filmi mi?
Kelly Reyes will go back to serve and see if they can continue this Cinderella story.
Kelly Reyes servis atmaya gidip bu Kül Kedisi masalını sürdürmeye çalışacak.
No one wants a servant for a bride. Cinderella at the ball!
Kimse bir hizmetkârı gelin olarak istemez. Külkedisi baloda!
Otherwise, Cinderella won't have a pumpkin carriage.
Aksi takdirde, Sindirellanın balkabağı arabası olmayacak.
Not you in the theater group- Cinderella is going to do?
Sen Külkedisini sahneleyecek grupta değil misin?
Go forth. Find Cinderella… and bring her to me!
Gidin, Cinderellayı bulun… ve onu bana getirin!
I cried like a baby when you played Cinderella.- Yeah!
Sen Sindirellayı oynarken bebekler gibi ağlamıştım. -Evet!
Here we are. Cinderella.
Sinderella. Iste burada.
Cinderella was a young person who was placed in the care of various wicked people.
Sindrella çeşitli kötü insanların yanına verilmiş genç bir insandı.
No mommy is not a spy and Max and you should see Cinderella.
Hayır tatlım annen bir casus değil ve sen de Kül Kedisi izlemelisin.
Oh, Sheila, you're making me feel like Cinderella.
Ah Sheila, kendimi Külkedisi gibi hissediyorum sayende.
Results: 857, Time: 0.0977

Top dictionary queries

English - Turkish