CLIVE in Turkish translation

[klaiv]
[klaiv]

Examples of using Clive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is looser than a bucket of fishing worms. You try telling Clive that his forever person.
Clivea ebedi aşkının bir kova solucandan daha kötü olduğunu söylemeye çalışıyorsun.
You try telling Clive that his forever person is looser than a bucket of fishing worms.
Clivea ebedi aşkının bir kova solucandan daha kötü olduğunu söylemeye çalışıyorsun.
Somebody wanted me to think that Clive made a run at me.
Birisi, Cliveın benim peşimde olduğunu düşünmemi istedi.
The place where you killed Clive and now the place where 3rd eye dies.
Cliveı öldürdüğün yer. Şimdi de Üçüncü Gözün öleceği yer olacak.
I'm peacocking, Clive.
Ben bir züppeyim Clive.
Who's the girl with Clive, darling?
Cliveın yanındaki kız kim sevgilim?
You will scare Clive. Shh!
Cliveı korkutacaksın. Şş!
I also think Clive may have had too many disco biscuits on his holidays.
Ayrıca, Cliveın tatilde, çok fazla uyuşturucu kullanmış olabileceğini düşünüyorum.
Clive then changed his mind and agreed with Gordon.
Clive sonra fikrini değiştirip Gordona katılmış.
Except in"Clive heaven.
Clivein cenneti dışında.
I'm with Clive now.
Artık Clivele birlikteyim, olması gerektiği gibi.
Clive?- Hmm. Or Clive?.
Clive mı? Ya da Clive?.
Hmm.- Clive? Or Clive?.
Clive mı? Ya da Clive?.
Hmm. Or Clive?- Clive?.
Clive mı? Ya da Clive?.
Or Clive?- Clive?.
Clive mı? Ya da Clive?.
Clive has a strict church and state policy. Nope.
Clive çok sıkı bir politikası var. Hayır.
Nope. Clive has a strict church and state policy.
Hayır. Clive çok sıkı bir politikası var.
Clive has a strict church and state policy Nope.
Hayır. Clive çok sıkı bir politikası var.
Nope. Clive has a strict church and state policy.
Clive çok sıkı bir politikası var. Hayır.
Restore your investigative privileges. Sorry. I know how much you want Clive to.
Üzgünüm. Cliveın araştırmacı ayrıcalıklarını geri vermesini ne kadar istediğini biliyorum.
Results: 1763, Time: 0.0469

Top dictionary queries

English - Turkish