COLONY in Turkish translation

['kɒləni]
['kɒləni]
koloni
colony
colonial
colonists
sömürge
colonial
colony
colonized
colony
kolonisi
colony
colonial
colonists
koloniyi
colony
colonial
colonists
koloniye
colony
colonial
colonists
sömürgesi
colonial
colony
colonized
sömürgesinin
colonial
colony
colonized
sömürgede
colonial
colony
colonized

Examples of using Colony in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The world's biggest leper colony.
Dünyanın en büyük cüzzamlı sömürgesi.
Manchukuo is not a colony.
Manchukuo bir sömürge değildir.
I have found my own Anita like the movie 7-G Rainbow Colony.
Kendi Anitamı buldum 7-G Rainbow Colony filmindeki gibi.
To the Honorable Justice Addington Thomas, Massachusetts Bay Colony.
Saygıdeğer Hakim Addington Thomasa… Massachusetts Bay sömürgesi.
Manchukuo is not a colony, Manchukuo is Manchuria.
Manchukuo bir sömürge değildir.
A colony. But it's further east than us.
Ama bizim doğumuzda kalıyor. Sömürge.
I want to visit all the families in Ambedkar colony.
Ambedkar Kolonisindeki bütün aileleri ziyaret etmek istiyorum.
Being thrown out of here is better than being thrown out of a leper colony.
Buradan atılmanın cüzamlılar kolonisinden atılmaktan ne farkı var?
You said you had scans of the vessel that visited your mining colony.
Madencilik koloninizi ziyaret eden geminin taramaları olduğunu söylemiştiniz.
You said you were trying to evacuate their colony.
Kolonilerini tahliye etmeye çalıştığınıı söylediniz.
I would feel a lot better about leaving the Colony if I knew where we were going.
Eğer nereye gideceğimizi bilseydik koloniden ayrılma konusunda kendimi daha iyi hissederdim.
It's our family's first colony house.
Burası, kolonimizin ilk evi.
I wanna work with lepers on a leper colony.
Cüzam kolonisindeki cüzamlılarla çalışmak istiyorum.
I believe he spent some time working in a mining colony.
Bir maden kolonisinde, daha önce çalıştığına, inanıyorum.
I'm going to radio the colony.
Koloniyle iletişime geçeceğim.
You plan to return to your colony for two, maybe three, four years.
Siz koloninize dönmeyi planlıyorsunuz, iki, belki üç, dört yıllığına.
Instead, something about the organization must be changing as the colony gets older.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için… organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.
You betrayed your colony, your home, your entire race.
Kolonine, yurduna, ırkına ihanet ettin.
He died fighting enemies who would have taken our home colony.
Kolonimizi almaya çalışan düşmanlarımız ile dövüşürken öldü.
Human you have been brought before the council to face judgment for crimes against the colony.
İnsanoğlu kolonimize karşı işlediğin suçlardan ötürü yargılanman için konsey önüne çıkarıldın.
Results: 2073, Time: 0.0486

Top dictionary queries

English - Turkish