COMPASSES in Turkish translation

['kʌmpəsiz]
['kʌmpəsiz]
pusulalar
compass
a ballot
pergel
compass
pusulaları
compass
a ballot
pusulaların
compass
a ballot
pusula olmalarını

Examples of using Compasses in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Shoes can use compasses now?
Ayakkabılar artık pusula mı kullanıyor?
Maps, blankets, rations, compasses for all the walkers. Mac.
Çıkan herkes için, harita, battaniye, kumanya ve pusula. Mac.
Let's all take out our maps and compasses.
Sıra CIairede Dennis. PekaIa, hepimiz harita ve pusuIamızı çıkarıp.
I have three money compasses.
Üç tane para pusulam var.
Now, we're in the South Pole, so compasses don't work, so we will have to rely on old-school navigation techniques.
Şimdi, Güney Kutbunda olduğumuzdan pusulalar çalışmaz mecburen eski yön bulma tekniklerine bel bağlamak zorunda kalacağız.
Suunto baseplate compasses used by mountaineering, expeditionary, and rescue organizations around the world include the MC-2,
Dünya çapında Ordular tarafından kullanılan en yaygın Suunto pusulalar MC-2, KB-14,
plumb rule, compasses, the all-seeing eye!
çekül, pergel, her şeyi gören göz!
These spheres are all suspended, but they have magnets horizontally in them that make them all like compasses.
Bu bütün küreler askıda. Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.
These are these arrays. These spheres are all suspended, but they have magnets horizontally in them that make them all like compasses.
Bunlar şu diziler. Bu bütün küreler askıda. Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.
Humans have used compasses for direction finding since the 11th century A.D. and for navigation since the 12th century.
İnsan ırkı, 11. yüzyıldan beri pusulaları yön bulmak ve navigasyon için kullanmaktadır.
For example, it's one of only two places on earth… where compasses point both true north and.
Mesela, burası dünya üzerinde pusulaların kuzeyi ve güneyi… doğru gösterdiği iki yerden biridir.
And we had custom espresso cups made that hide a magnet inside, and make those compasses go crazy,
Ve içerisinde bir mıknatıs gizleyen ve oradaki pusulaları delice döndüren, onların her zaman merkezinde gözüken,
My sister and I would hike to it every day in the summer, take our compasses and notebooks, play Lewis and Clark.
Kız kardeşimle yazın her günü oraya giderdik pusulalarımızı ve defterlerimizi alırdık Lewis ve Clarkçılık oynardık.
Ice cores and deep-sea geology reveal evidence that 780,000 years ago, compasses would have pointed south.
Buzullar ve derin deniz jeolojisi, pusulanın 780.000 yıl önce güneyi gösterdiğine dair kesin kanıtlar buldular.
Vine's idea was that if the Earth's field would make compasses point north, then any molten rock erupting at the ridge at that time would be magnetised in that direction.
Vineın fikri, eğer Dünyanın alanı pusulalara kuzeyi göstertiyorsa o zaman dağ sırasında o an patlayan tüm erimiş kayalar o yöne doğru manyetikleşecekti.
From these experiments, he concluded that the Earth was itself magnetic and that this was the reason compasses point north.
Bu deneylerden Dünyanın kendi başına bir manyetik olduğu ve pusulanın kuzeyi göstermesinin nedeninin de bu olduğu sonucuna varmıştır.
Magnetic disturbances, change in well water levels. compasses going awry, ground deformations.
Manyetik düzensizlikler, Mesela? su seviyesinde değişmeler. pusulada bozulmalar, zemin deformasyonları.
rations, compasses for all the walkers, and timetables for every train.
tayın ve pusula. Mac. Tamam.
We're making compasses.
Pusula yapıyoruz.
Compasses, 2 different readings.
İki pusula, iki veri.
Results: 2243, Time: 0.0492

Top dictionary queries

English - Turkish