CONVERTIBLE in Turkish translation

[kən'v3ːtəbl]
[kən'v3ːtəbl]
cabrio
convertible
araba
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
üstü açılabilir
üstü açık araba
konvertibl
convertible
üstü açık arabası
cabrioyu
convertible
üstü açık arabayı
arabasını
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive

Examples of using Convertible in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A white Pontiac convertible… and a grey Chrysler heading south.
Ve bir gri Chrysler Güneye gidiyoruz. Beyaz bir Pontiac Cabrio.
The convertible, too.
Cabrioyu da alacağız.
My roommate's got a convertible.
Oda arkadaşımın üstü açık arabası var.
I always wanted a convertible.
Hep üstü açık araba istemişimdir!
Five, I will have a convertible… a red convertible.
Beş, üstü açılır bir arabam var, kırmızı araba!
We're here to buy a convertible. uh, well, actually, phil.
Aa, şey, aslında, Phil, biz üstü açık almak istiyoruz.
A white Pontiac convertible and a gray Chrysler sedan.
Ve bir gri Chrysler Güneye gidiyoruz. Beyaz bir Pontiac Cabrio.
Mm. Red convertible Smart car? It's the, uh?
Mm. Aracım, aaa… Kırmızı üstü açılabilir Akıllı araç?
Don't even think about taking the convertible.
Cabrioyu almayı aklından bile geçirme.
She sure took off with that convertible fella.
Üstü açık arabası olan o herifle gitmiştir herhalde.
Have to pull the convertible off to get these three out.
Bu üçünü buradan çıkarmak için, şu üstü açık arabayı çekmemiz lazım.
You can't drive a convertible and not stand and feel the wind in your hair!
Ayağa kalkıp rüzgarı saçında hissetmeden üstü açık araba süremezsin!
vase, the convertible.
vazo, araba.
Mm. It's the, uh… Red convertible Smart car?
Mm. Aracım, aaa… Kırmızı üstü açılabilir Akıllı araç?
He's way older, like, 20, and he drives this old red convertible.
Ve bu eski kırmızı üstü açık arabayı sürüyor.
You get the convertible.
Cabrioyu aldın ya.
How would you like sin Cara's convertible?
Sin Caranın arabasını nasıl buldun?
What-what? Dad had a convertible.
Babamın üstü açık arabası varmış. -Ne?
Hector's gonna join us… so we will take the convertible.
Hector da bize katılacak. Üstü açık arabayı alalım.
A black'62 Buick convertible.
Siyah bir 62 model Buick üstü açık araba.
Results: 280, Time: 0.0506

Top dictionary queries

English - Turkish