COWS in Turkish translation

[kaʊz]
[kaʊz]
inek
cow
nerd
geek
nerdy
cattle
geeks
geeky
dork
sığırlar
cattle
beef
cow
bovine
ox
yak
sirloin
bu inekler
öküzler
ox
jerk
yak
bull
cow
steer
bullock
dick
lunk
inekleri
cow
nerd
geek
nerdy
cattle
geeks
geeky
dork
ineklerin
cow
nerd
geek
nerdy
cattle
geeks
geeky
dork
inekler
cow
nerd
geek
nerdy
cattle
geeks
geeky
dork
sığır
cattle
beef
cow
bovine
ox
yak
sirloin
sığırları
cattle
beef
cow
bovine
ox
yak
sirloin
sığırların
cattle
beef
cow
bovine
ox
yak
sirloin

Examples of using Cows in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jeff! They told Mr. Gannon about the cows.
Mr. Gannona sığırları anlattılar. Jeff!
I have spent the past 24 hours in every level of hell, Hi, cows.
Merhaba inekler. Son 24 saati cehennemin her kademesine geçirdim.
They're not your cows.
Onlar senin sığırların değil.
We're checking airstrips because of dead cows.
Ölü sığırlar yüzünden uçak pistlerini kontrol ediyoruz.
Bandits steal cows.
Haydutlar sığır çalar.
They take, like, dogs and cows.
Sığırları alıyorlardı. Sadece köpek ve.
Come on, cows. Why don't you propose something to them?
Haydi inekler. Neden onlara da bir şeyler teklif etmiyorsun?
Okay, the cows are smarter than we are.
Pekâlâ, sığırlar bizden daha zekiler.
So it was just my father raising the cows by himself.
Babam orada sığır yetiştirerek yalnız yaşıyordu.
Look like Massa Anson's cows, but that's four miles from here.
Sahip Ansonın sığırları gibi görünüyor ama orası buradan 6 kilometre kadar uzakta.
He's killing them one by one by one, like cows.
Onları öldürüyor. birer birer inekler gibi.
Look, look, look, the cows are going away.
Sığırlar gidiyorlar. Bakın, bakın.
Now! I don't know how to kill cows.
Sığır nasıl öldürülür bilmem! Hemen!
Taking cows up to pasture nine.
Sığırları 9. meraya götürüyoruz.
Now we know-- pigs can swim, cows can't.
Artık biliyoruz. Domuzlar yüzebiliyor, inekler yüzemiyor.
Right now, I need to find a connection between a CPA and dead cows.
Şu anda, muhasebeci ve ölü sığırlar arasında bir bağlantı bulmalıyım.
Now!- I don't know how to kill cows.
Hemen! Sığır nasıl öldürülür bilmem!
Bring the cows in.- Yes.
Sığırları getirin.- Evet.
Look, friend, you don't understand my situation. Cows only.
Bak, durumumu anlamıyorsun. Sadece inekler.
Dead cows.
Ölü sığırlar.
Results: 2138, Time: 0.0604

Top dictionary queries

English - Turkish