Examples of using Inek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lip, en inek dans hareketlerimizi yapalım.- Hadi.
Herkesi aradım, hiç konuşmadığı inek birine bile sordum. Hayır.
Bak şimdi hiç arkadaşı olmayan iki inek gibi görünüyoruz.
E- postayla bunu herkese göndereceğim. Ne inek.
Çok çaresiz. Çok inek.
Zaten dünyanın en inek ihtiyarı olarak rekor kırdın.
Herkesi aradım, hiç konuşmadığı inek birine bile sordum. Hayır.
Çetede olduğunu sanan iki küçük inek daha.
E- postayla bunu herkese göndereceğim. Ne inek.
Victor Silver, inek ithalatçısı.
Gördüğüm en inek şeydi bu.
Tamam, siz iki inek bu kutuları taşımak için gücü kullansanıza?
Terk edilmiş bir adada bize inek diyen biriyle birlikteyiz.
O testereyle ne yapacaksın, inek?
Birkaç inek orada atomu parçalıyorlar. Bir bakıyorum ki.
Birkaç inek orada atomu parçalıyorlar.
Havai fişek dükkanı, az önce karavandaki 2 İngiliz inek tarafından soyulmuş.
Hayır, sadece iki taşralı ve bir karavanda iki inek.
Inek ve ben.
Kahverengi inek nasıl şimdi.