COYOTES in Turkish translation

[koi'əʊts]
[koi'əʊts]
çakallar
coyote
jackal
weasel
rascal
hyena
coyotes
kaçakçılar
smuggler
trafficker
bootleg
coyote
of the narcos
's the dealer
the bootlegger
kurtlar
wolf
worm
werewolf
maggots
çakalları
coyote
jackal
weasel
rascal
hyena
çakal
coyote
jackal
weasel
rascal
hyena
çakallardan
coyote
jackal
weasel
rascal
hyena

Examples of using Coyotes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Great news, I got us tickets to the Coyotes game. Hey, babe.
Bebeği harika haberlerim var Çakallar maçına bilet aldım.
Bears and coyotes.
Ayılar ve kurtlar.
It's for fending off thieves and coyotes.
Hırsızlardan ve çakallardan korunmak için var.
Them ain't coyotes, sir.
Onlar çakal değil, efendim.
Of the bites is much bigger. The bite pattern indicates coyotes, but the size.
Diş izleri çakalları işaret ediyor ancak ısırıkların boyutları çok daha büyük.
Coyotes.- All right. No.
Coyotes. Pekala. Hayır.
I mean, coyotes have to eat… Oh, my God!
Tanrım! Yani, çakallar da yemek zorunda!
You can. But the coyotes there are crooked.
Siz geçebilirsiniz. Ama burada sahtekâr kaçakçılar var.
Aren't people supposed to be scared of coyotes?
İnsanların çakallardan korkması gerekmez mi?
Coyotes, lizards, snakes.
Çakal, kertenkele, yılan.
He lets me stay here in exchange for shooting coyotes. Jeremy chalker.
Çakalları vurmam karşılığında burada kalmama izin veriyor. Jeremy Chalker.
All right. Coyotes. No.
Coyotes.- Hayır.- Pekala.
Long as there's no teeth. Coyotes will get that.
Diş olmadığı sürece. Çakallar halleder.
I think I would rather have one of the coyotes.
Sanırım o çakallardan birini tercih ederdim.
I see lots of sand, no coyotes. No paw prints either.
Bol kum var ama çakal göremiyorum Pati izleri bile yok.
He lets me stay here in exchange for shooting coyotes. Jeremy chalker.
Çakalları avlamam karşıcığında burada kalmama izin veriyor. Jeremy Chalkerın.
All right. Coyotes. No.
Coyotes. Pekala. Hayır.
crows and coyotes.
kargalar ve çakallar için çiviliyor.
One of them coyotes, he made love to my skull.
O çakallardan biri… kafatasımla aşk yaptı.
He lets me stay here in exchange for shooting coyotes. Jeremy chalker.
Jeremy Chalkerın. Çakalları vurmam karşılığında burada kalmama izin veriyor.
Results: 379, Time: 0.0583

Top dictionary queries

English - Turkish