CREATIONS in Turkish translation

[kriː'eiʃnz]
[kriː'eiʃnz]
yarattıklarından
to create
to make
the creation
building
invent
generating
kreasyon
creations
line
yaramadı
work
to be useful
eserlerinden
trace
sign
piece
work
artifact
blowing
art
artefact
opus
untroubled
yaratımları
creation
creative
was created
oluşumlar
formation
formative
forming
creation
buildup
yarattığı
to create
to make
the creation
building
invent
generating
kreasyonlarını
creations
line
kreasyonlar
creations
line
yarattıklarını
to create
to make
the creation
building
invent
generating
kreasyonlarına
creations
line

Examples of using Creations in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Like all creations.
Yarattığım her şey gibi.
These people-- They're all my father's creations.
Bu insanlar hepsi babamın yarattıkları.
My creations.
Benim eserlerim.
I showed her the most wonderful creations.
Ona en güzel kreasyonları gösterdim.
Is this one of your creations?
Bu senin kreasyonlarından biri mi?
Their first creations were the characters Oumpah-pah,
Birlikte yarattıkları ilk karakterler Oumpah-pah,
Truman… in all of God's creations, only human beings kill their own species.
Tanrının tüm yaratıkları içinde yalnızca insan, kendi türünü öldürüyor.
He who destroys Godly creations, will have his well dried-up, they say.
Tanrısal yapıları kim yok ederse, su kuyusu kururmuş, derler.
Another one of Dr. Frankenstein's creations?
Dr. Frankenştaynın bir başka yaratığı mı?
Known as the mermaid's wineglass. These delicate creations are single-celled organisms.
Bu narin yaratıklar Denizkızı Kadehi ismi ile bilinen tek hücreli organizmalardır.
These delicate creations are single-celled organisms known as the mermaid's wineglass.
Bu narin yaratıklar Denizkızı Kadehi ismi ile bilinen tek hücreli organizmalardır.
In all of God's creations, only human beings kill their own species. You know.
Tanrının bütün yaratıkları içinde sadece insanoğlu kendi türünü öldürüyor.
So, tell me about these adorable little creations. Yeah.
Bu şirin ürünlerinden bahset biraz. Evet, öylesin.
Yeah, you are. So, tell me about these adorable little creations.
Bu şirin ürünlerinden bahset biraz. Evet, öylesin.
Back then my mechanical creations healed the world, not harmed it.
O zamanlar mekanik icatlarım dünyaya zarar vermezdi, iyileştirirdi.
Not harmed it. Back then my mechanical creations healed the world.
O zamanlar mekanik icatlarım dünyaya zarar vermezdi, iyileştirirdi.
That's one of my creations.
O benim tasarımlarından biri.
Those fools are destroying my army and your creations.
Bu aptallar benim ordumu, seninse yaratıklarını yok ediyorlar.
Yeah, you are. So, tell me about these adorable little creations.
Evet, öylesin. Bu şirin ürünlerinden bahset biraz.
So, tell me about these adorable little creations. Yeah.
Evet, öylesin. Bu şirin ürünlerinden bahset biraz.
Results: 91, Time: 0.1556

Top dictionary queries

English - Turkish