CRYIN in Turkish translation

ağlamayı
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo
ağlaşıyorlar
network
net
web
mesh
reticular
ağlıyorum
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo
ağlıyor
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo
ağladığın
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo

Examples of using Cryin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cryin's not for me.
Ağlamak bana göre değil.
You ain't nothin' but a hound dog Cryin' all the time.
Sen her zaman ağlayan av köpeğinden başka bir şey değilsin.
Ain't nothin' wrong with a man cryin' every now and again.
Bir adamın arasıra ağlamasında bir tuhaflık yoktur.
She's cryin' over here, and it's all your fault.
Onun burada ağlaması, tamamen sizin kabahatiniz.
Well, they… They started cryin' and they were all over me.
Yani, onlar ağlamaya başladı ve her yerimdeydiler.
And crazy for cryin.
Ve ağlamak için deli§.
What's cryin' get ya anyhow?
Ağlaman sana ne sağlayacak?
Cryin' does not describe that kinda sound.
Ağlamak bunu anlatmaya yeterlı değil.
Hear the children cryin.
Çocukların ağladığını duyuyorum.
No use cryin' over a lost shoe, boy.
Kayıp bir ayakkabı için ağlamanın yararı yok, evlat.
Him shakin', him cryin' me laughin.
O titriyor, ağlıyordu. Ben gülüyordum.
Cryin' won't do no good.
Ağlamanın faydası olmaz.
And all the time there was strange music, like somebody cryin.
Ve her zaman birileri ağlamak gibi garip bir müzik vardı.
That? That ain't cryin.
Bu ağlama değil. Bu mu?
You content to have your wife cryin all night long?
Karının bütün gece ağlamasından memnun musun?
You love to see me cryin.
Ağladığımı görmeyi seviyorsun.
Somebody's gonna start cryin.
Birileri ağlamaya başlayacak.
And I hear cryin.
Ağlama sesi duydum.
Cryin' till he died.
Ölene kadar ağlarmış.
Folks say you come down here at night, You could still hear him cryin.
Halk, gece buraya gelirsen hâlâ ağlamasını duyacağını söyler.
Results: 134, Time: 0.07

Top dictionary queries

English - Turkish