DANCERS in Turkish translation

['dɑːnsəz]
['dɑːnsəz]
dansçılar
dance
dancin
dansözlerden
dancer
belly dancing
dansçıları
dance
dancin
dansçı
dance
dancin
dansçıların
dance
dancin

Examples of using Dancers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We were gonna audition to be"Solid Gold" dancers.
Solid Gold'' dansçısı olmak için seçmelere girecektik.
I need more batteries for my not so tiny dancers.
Küçük dansçılarım için pil lazım.
I wanna be one of those dancers.
O dansçılardan biri olmak istiyorum.
Both of my parents said Mata dancers will show you the secret to.
Ailem de, dansçının gözleriyle bize yol göstereceğini söylüyordu.
That head dancers.
Dansçının kafası.
Mata Dancers will open the way.
Yolu, dansçının gözleri gösterecek.
Look, we have got dancers head.
Bak, dansçının kafası bizde.
Irish dancers look like they have steel rods stuck up their arses.
İrlanda dansı sanki poponuza çelik plakalar çakmış gibi gösterirdi.
I was one too many amongst those fake dancers.
Bu kadar sahte dansçının arasında ben tektim.
Sent him out on a private last night with one of my dancers to the Copper Palms Hotel.
Dün gece onu dansçılarımdan biriyle Copper Palms Otele gönderdim.
Our group dancers will dance a section with you.
Grubumuz dansçılarının bir kısmı sizlerle dans edecek.
Dancers have attitude, Mr. Chaudhary.
Yetenek dansçılarda olur, Bay Chaudry.
So why didn't you marry one of your crummy backup dancers?
Peki, sıradan yedek dansçılarından biriyle neden evlenmedin?
Do you need any dancers?
Dansçıya ihtiyacınız var mı?
Pina always wanted to bring out the best in all her dancers.
Pina, tüm dansçılarının her zaman en iyiyi yapmalarını isterdi.
Tap dancers in the hallway.
Step dansçısı vardı.
Because of what you did to the dancers five years ago?
Beş yıl önce, dansçılara yaptığınız şey yüzünden mi?
Captain, we're investigating the murder of one of your ship's dancers.
Kaptan, geminizdeki dansçılardan birinin cinayetini araştırmak için buradayız.
Music and the dancers and gin.
Müziği ve dansları ve… içkisi.
You have certainly heard it, I always take the dancers to the test.
Duymuşsundur, dansçılarıma hep bir deneme süresi tanırım.
Results: 1249, Time: 0.0571

Top dictionary queries

English - Turkish