DIALS in Turkish translation

['daiəlz]
['daiəlz]
kadranlar
quadrant
dial
aramam
to call
search
to seek
look
phone
lookin
kadranları
quadrant
dial

Examples of using Dials in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Luminous dials for watches.
Saatler için ışıklı tuşlar.
I swear that the dials.
Yemin ederim ki göstergeler.
Yeah, it was all knobs and dials.
Evet, bir sürü düğme ve tuş.
They have garnished the finished product with racing seats and extra dials, and a tuneful exhaust to create an eco-racer.
Çevreci bir yarış arabası ortaya çıkarmak için bitmiş ürünü yarış koltukları, ekstra kadranlar ve güzel ses çıkaran bir egsozla süslemişler.
to create an ECO-racer. seats and extra dials, and a tuneful exhaust.
ekstra kadranlar ve güzel ses çıkaran bir egsozla süslemişler.
Cam, Cam, turn the dials, then turn the wheel. Come on!
Cam, Cam, kadranları çevirin, sonra tekerleği döndürün. Hadi!
softer leather. Inside, they gave it blue dials.
yumuşak deriler var. İçeride mavi kadranlar.
Bottom line is, your TV's broken here. I'm tryin' to light the dials here, but, uh.
Burada kadranları ışıklandırmaya çalışıyorum, ama, ee en aşağıdaki çizgi, televizyonunuz burada bozuluyor.
The 130 PS TDI also featured white dials instead of the standard black dials on the 110 and 150 PS TDI models.
PS TDIlerde aynı zamanda, 110 ve 150 PS TDI modellerindeki standart siyah kadranlar yerine beyaz kadranlar vardı.
So here's a bunch of dials and switches. But I'm not gonna bore you with what they all do.
Burada da bir sürü kadran ve düğmeler var ama işlevlerini anlatmakla seni sıkmayacağım.
Whenever H.J. tried to get back over, It shook the p-brane hard enough to set this guy's dials off.
HJ geri dönmeye çalıştığı her seferinde p-branei çok güçlü salladı ve bu herifin kadranını ateşledi.
Turn your radio dials now. If you're religiously challenged and or intellectually retarded.
Eğer dinsel olarak meydan okuduysanız veya entelektüel olarak engelliyseniz, radyo kadranlarınızı şimdi çevirin.
turn your radio dials now.
radyo kadranlarınızı şimdi çevirin.
It shook the p-brane hard enough to set this guy's dials off. tried to get back over.
HJ geri dönmeye çalıştığı her seferinde… p-branei çok güçlü salladı ve bu herifin kadranını ateşledi.
But if you get to play with all those knobs and dials-- and of course, really the controller over there does it all on software-- you can make some terrific ribs. Laughter.
Bütün bu düğüm ve tuşlarla oynadığınızda ve elbette, kontrol cihazı bunları bir yazılımla yapıyor, harika pirzolalar yapabiliyorsunuz. kahkahalar.
And from what little we have been able to decipher so far, the bomb is set to be detonated the next time Atlantis dials Earth.
Ve şimdi çözebildiğimiz kadarıyla bomba Atlantis Dünyayı tuşladığında patlamaya ayarlanmış.
And from what little we have been able to decipher so far, the bomb is set to be detonated the next time Atlantis dials Earth.
Ve çözebildiğimiz kadarıyla bomba… Atlantis, Dünyayı tuşlarsa patlamaya ayarlanmış.
standing-- well, sitting-- in 1969, in front of a bunch of dials.
benim bir fotoğrafımı saklamıştı, ayaktayken-- yani, birkaç düğmenin önünde otururken 1969 yılında.
I follow a long tradition of neurosurgery, and what I'm going to tell you about today is adjusting the dials in the circuits in the brain,
bugün size anlatacağim şey hastalarımıza yardım edebilmek için beyin devrelerindeki kadranların ayarlanması, beyinde herhangi bir yere gidebilme
It has straps, dials.
Kayışlar var ve mekanizmaları çeviriyorlar.
Results: 4429, Time: 0.0487

Top dictionary queries

English - Turkish