DINNER RESERVATION in Turkish translation

['dinər ˌrezə'veiʃn]
['dinər ˌrezə'veiʃn]
yemek rezervasyonu
yemek rezervasyonunu
akşam yemeği rezervasyonumuz var

Examples of using Dinner reservation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Red, come on! We got a dinner reservation.
Haydi Red! Yemek için rezervasyon yaptırdık!
Red, come on! We got a dinner reservation.
Yemek için rezervasyon yaptırdık! Haydi Red!
Do you want me to change the dinner reservation then?
Beni değiştirmek istiyorsun akşam yemeği rezervasyonu sonra?
Do you want me to change the dinner reservation then? Okay.
Akşam yemeği rezervasyonunu değiştirmemi ister misin? Tamam.
Have you need then of, say, a dinner reservation, perhaps?
O halde muhtemelen akşam yemeği için bir rezervasyona ihtiyacınız var diyebiliriz?
Perfect. oh, would you like me to confirm your dinner reservation?
Harika. Akşam yemeği için rezervasyonunuzu almamı ister misiniz?
I have a dinner reservation.
Yemek rezervasyonum var.
And I have a dinner reservation that I really should cancel.
Bir de iptal etmem gereken bir yemek rezervasyonum var.
So, uh… do you want me to change the dinner reservation then?
Yani, ah… Beni değiştirmek istiyorsun akşam yemeği rezervasyonu sonra?
I can book you an hotel, make you a dinner reservation.
Size bir otel ya da akşam yemeği rezervasyonu ayarlayabilirim.
Have you need then of, say… a dinner reservation, perhaps?
O zaman ihtiyacınız olan şey… belki bir yemek rezervasyonudur?
Honey, I have a 6:30 dinner reservation.
Tatlım, altı buçukta yemek randevum var.
Kara decided to make a dinner reservation for the two of us… and then give me the ring.
Kara, bir yemek rezervasyonu yaptırıp, bana yüzüğü vermeye karar vermiş.
You know, we made that dinner reservation together before we split up,
Biliyorsunuz, o akşam yemeği rezervasyonunu ayrılmadan önce beraber yapmıştık,
Dumb Greeting Card, Chocolate-Covered, Overpriced Flowers, Can't Get a Dinner Reservation, I'm Probably Going to Die Alone Anyway Day.
Aptal Kutlama Kartları, Çikolata Kaplı Aşırı Pahalı Çiçekler, Yemek Rezervasyonu Yaptıramama Muhtemelen Yalnız Başıma Öleceğim Günü.
Anyway Day. Overpriced Flowers, Can't Get a Dinner Reservation, Dumb Greeting Card, Chocolate-Covered.
Çikolata Kaplı… Aşırı Pahalı Çiçekler, Yemek Rezervasyonu Yaptıramama… Muhtemelen Yalnız Başıma Öleceğim Günü.
That dinner reservation after all.
Sanırım rezervasyon yaptırdığımız yemeğe Gidemeyeceğiz.
We have an 8.30 dinner reservation.
Our dinner reservation is at 8:00.
Yemek rezervasyonumuz saat sekizde.
I made the dinner reservation.
Haverhillde bir lokantaya rezervasyon yaptırdım.
Results: 339, Time: 0.0496

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish