DISEASES in Turkish translation

[di'ziːziz]
[di'ziːziz]
hastalıklar
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalıkları
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalık
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalıklara
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder

Examples of using Diseases in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Of the lice and diseases. A sanitization room to clean and refresh the inmates.
Bitlerden ve hastalıklardan mahkumları temizlemek için bir temizlik odası.
It has no defense against our diseases.
Bizim hastalıklarımıza karşı dirençleri yok.
During my research, I found that it's also effective against certain human diseases.
Araştırma yaparken insan hastalıklarına karşı etkili olabileceğini öğrendim.
I found that it's also effective against certain human diseases. During my research.
Araştırma yaparken insan hastalıklarına karşı etkili olabileceğini öğrendim.
Against certain human diseases. During my research, I found that it's also effective.
Araştırma yaparken insan hastalıklarına karşı etkili olabileceğini öğrendim.
Demyelinating diseases. That's had promising results with.
Demiyelizan hastalıklarda umut verici sonuçları olan bir deney.
Common housefly can carry a dozen deadly diseases, but remain unaffected.
Karasinek bir düzine ölümcül hastalığı taşıyabilir ve etkilenmeden kalır.
The diseases that you named, they have DNA?
Söylediğin hastalıklarda DNA var mı?
I did a double rotation in infectious diseases.
Bulaşıcı hastalıklarda çift rotasyon yaptım.
I'm always second-guessing myself when it comes to interstitial lung diseases.
İş interstisyel akciğer hastalıklarına gelince kendimden daima şüphe duyuyorum.
Eye diseases show a steep drop.
Göz hastalıklarında keskin bir düşüş var.
No diseases at all? No, I just talk to myself sometimes.
Hiçbir hastalığın? Hayır, sadece bazen kendi kendime konuşuyorum.
Eye diseases show a steep drop.
Göz hastalıklarında inanılmaz bir düşüş görülüyor.
Scientists now believe these bacteria could provide new solutions to human diseases.
Insan hastalıklarının tedavisinde bir çözüm olabileceğine inanıyorlar. Bilim adamları, bu bakterilerin.
These bacteria could provide new solutions to human diseases. Scientists now believe.
Insan hastalıklarının tedavisinde bir çözüm olabileceğine inanıyorlar. Bilim adamları, bu bakterilerin.
Patients are dying but because, as consumers, not because their diseases are incurable.
Hastalar hastalıklarının tedavisi olmadığı için ölmüyor.
Patients are dying not because their diseases are incurable, but because.
Hastalar hastalıklarının tedavisi olmadığı için ölmüyor.
Momoko! There has been an issue involving heart diseases.
Kalp hastalıklarıyla ilgili bir sorun çıktı. Momoko!
There has been an issue involving heart diseases. Momoko!
Momoko! Kalp hastalıklarıyla ilgili bir sorun çıktı!
It's the worst of all the eye diseases.
Göz hastalıklarının en beteri o.
Results: 1716, Time: 0.0659

Top dictionary queries

English - Turkish