EARPIECE in Turkish translation

['iəpiːs]
['iəpiːs]
kulaklık
ear
listen
hear
heed
hearing
care
kulaklığı
ear
listen
hear
heed
hearing
care
kulaklığını
ear
listen
hear
heed
hearing
care
kulaklığın
ear
listen
hear
heed
hearing
care

Examples of using Earpiece in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Oh, right, blowing out that window has possibly affected the earpiece.
Tabii, o camdan dışarı uçmak kulaklığı etkilemiştir.
You will be wearing this earpiece and microphone.
Bu kulaklıkları ve mikrofonu takacaksın.
Did Carrie identify the guy with the earpiece? She did?
Carrie kulaklıklı adamın kimliğini saptadı mı?
Chloe was able to follow the feed from the earpiece.
Chloe kulaklıktaki sinyali takip etti.
I would prefer to use an earpiece.
Kulaklıklı bir telefonu tercih ederim.
I'm tracking Kara's earpiece.
Karanın kulaklığının izini sürüyorum.
So everyone needs an earpiece.
Yani herkesin kulaklığa ihtiyacı var.
So try on the earpiece camera.
Kulak içi kamerayı denesene.
Exhales You know she's just an earpiece for Helen.
Onun Helenin kulağı olduğunu biliyorsun.
She has an earpiece.
Kulağında aygıt var.
Give me the earpiece.
Kulağındakini ver bana.
And the most important thing… make sure his earpiece works,… have back-ups ready.
Ve de en önemlisi kulaklıklarının çalıştığından emin ol yedekler hazır olsun.
Chief? Why do you need an earpiece?
Şef, kulaklığa ne gerek var ki?
Wizzle's earpiece is just a gizmo.
Wizzleın kulağındaki bir zamazingo.
And most important make sure his earpiece works.
Ve de en önemlisi… kulaklıklarının çalıştığından emin ol… yedekler hazır olsun.
He's just never seen an earpiece phone before.
O daha önce hiç kulaklıklı bir telefon görmemişti.
Ditch your phone and earpiece.
Telefonunuz ve kulaklığınızdan kurtulun.
Great, then pay attention because I have a surveillance kit and an earpiece.
Güzel, o halde dikkat kesilin çünkü izleme takımımla kulak mikrofonum var.
Leads to an earpiece connector under the driver's seat.
Sürücü koltuğunun altındaki kulaklığa bağlı.
Can you get me the earpiece, please?
Bana bir kulaklık verir misin lütfen?
Results: 139, Time: 0.0559

Top dictionary queries

English - Turkish