EDINBURGH in Turkish translation

['edinbrə]
['edinbrə]
edinburgh
royal
edinbourough
edinburgha
royal
edinbourough
edinburghtan
royal
edinbourough
edinburghu
royal
edinbourough

Examples of using Edinburgh in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have been able to induce him to leave Edinburgh.
Edinburghdan ayrılmaya ikna ettim.
And I think I'm the only Scotsman here at the Edinburgh TED.
Ve bence Edinburg TED bunyesindeki tek Iskoc benim.
Edinburgh's gone.
Edinburgh yok oldu.
Edinburgh: The Scotsman Publications.
Edinburghda yayımlanmaktadır ve yayımcısı The Scotsman Publicationstır.
He also has a Masters of Business Administration from Edinburgh Napier University.
Kendisi ayrıca Edinburghdaki Napier Üniversitesinden fahri doktora unvanı almıştır.
This is Edinburgh's most romantic hotel.
Edinburghda bolca romantik otel var.
He trained in acting at Queen Margaret College now Queen Margaret University, Edinburgh.
Edinburghdaki Queen Margaret Üniversitesi ve İngilterede bulunan St. Andrews Üniversitesinde eğitim gördü.
Edinburgh.- You're in Edinburgh Monday!
Pazartesi Edinburghta olacaksın.- Edinburgh!.
Unless you want to see Edinburgh razed to the ground!
Tabii, Edinburgun yerle bir olduðunu görmek istemiyorsanýz!
Williams died on 12 November 1900, at 1 Crawford Place, Edinburgh.
Williams, 1 Crawford Place, Edinburghda 12 Kasım 1900 tarihinde vefat etti.
Unless you want to see Edinburgh razed!
Tabii, Edinburgun yerle bir olduðunu görmek istemiyorsanýz!
That returned it at last to Scottish hands. Edinburgh: the triumphant march on the capital.
Sonunda İskoçların eline geçtiğini Edinburg: muzaffer başkentte yürüyüş.
And assemble the council. Hamish, ride ahead to Edinburgh.
Hamish, doðru Edinburga git ve konseyi toplantýya çaðýr!
Not unless you want to see Edinburgh razed to the ground!
Tabii, Edinburgun yerle bir olduðunu görmek istemiyorsanýz!
No one in this region has been to Edinburgh Castle, let alone the portrait gallery.
Bu bölgedeki hiç kimse Edinburg Kalesini, portre galerisini hiç görmedil.
Edinburgh is beautiful.
Edinburgh çok güzel bir yer.
We haven't heard from Pembury or Norwich in two years! Edinburgh's gone!
Edinburgh yok oldu. Pembury ve Norwichten, 2 senedir haber alamıyoruz!
Five-star hotel. Edinburgh.
Edinburgda. 5 yıldızlı bir otelde.
Clever. Well, I thought, 1766 Edinburgh will need it more than 1968 Boston.
Edinburgunda, bunlara 1968 Bostonından daha fazla ihtiyaç var dedim. Zekice.
Edinburgh? Your uncle knew too much.
Edinburgh mu?- Amcan çok şey biliyordu.
Results: 341, Time: 0.0359

Top dictionary queries

English - Turkish