EDITIONS in Turkish translation

[i'diʃnz]
[i'diʃnz]
baskıların
pressure
edition
printing
oppression
repression
duress
leverage
coercion
stress
push
sürümleri
version
release
edition
pack
flock
herd
revision
basımları
edition
printing
press
publishing
the release
mintage
baskı
basque
basım
press
bass
push
step
hit
print
click
tread
major-domo
bassist
edisyonları
edition
editions
sayıları
number
points
score
touchdown
count
issue
digits
numerical
's the tally
sürüm
lot of
many
so many
the pack
the herd
plenty of
swarm
the flock
the horde
full of
baskıları
pressure
edition
printing
oppression
repression
duress
leverage
coercion
stress
push
sürümlerinde
version
release
edition
pack
flock
herd
revision
baskılar
pressure
edition
printing
oppression
repression
duress
leverage
coercion
stress
push
sürümlerini
version
release
edition
pack
flock
herd
revision
baskılarla
pressure
edition
printing
oppression
repression
duress
leverage
coercion
stress
push
sürümler
version
release
edition
pack
flock
herd
revision

Examples of using Editions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
First editions.
All other 32-bit editions of Windows XP have IIS v5.1.
Windows XPnin tüm diğer 32-bit sürümlerinde, IIS v5.1 var.
All first editions.
Tümü ilk baskılar.
The collectibles, first editions.
Koleksiyonları, ilk baskıları.
Get me a library full of first editions. Get me a big house.
Ilk baskılarla dolu bir kütüphanesi olacak. Büyük bir ev alacağım.
This guy… has got first editions like you would not believe.
Bu adamda öyle ilk baskılar var ki inanamazsın.
They made limited editions, and store exclusives.
Sınırlı sürümler, mağazalara özel ürünler çıkarmaya başladılar.
I have here some rare old first editions.
Elimde bazı az bulunur ilk baskılar var.
Get me a big house… get me a library full of first editions.
Büyük bir ev alacağım… ilk baskılarla dolu bir kütüphanesi olacak.
Rare printings, signed first editions, things like that.
Nadir basımlar, imzalı ilk baskılar gibi şeyler.
First editions of Goethe, Thomas Mann.
Goethenin ilk baskısı, Thomas Man.
There was a small bookstore in Prague that stocked rare first editions.
Pragda nadir bulunan ilk basımların bulunabildiği bir kitapçı vardı.
The DVD and Blu-ray Disc editions were released in Australia on December 10, 2008.
DVD ve Blu-ray edisyonlar Avustralyada 10 Aralık 2008 tarihinde piyasaya sürüldü.
I ain't got any first editions.
İlk baskısı falan yok bende.
And the one over here. We changed the limited and regular editions a bit.
Sınırlı ve normal baskıda biraz değişiklik yaptık, şunda da öyle.
Office Online are freeware editions of Word with limited features.
Office Online, Wordün sınırlı özelliklere sahip ücretsiz sürümleridir.
The anthology has multiple editions, including a Russian translation.
Antolojinin, bir Rusça çevirisi de dahil olmak üzere birçok basımı var.
They sell first editions of Nietzsche.
Nietzschenin ilk baskılarını satıyorlar.
Penguin editions, new editions, yeah.
Penguin basımları ve yeni basımlar, evet.
You have some very rare editions.
Çok az bulunan baskılarınız var.
Results: 128, Time: 0.0923

Top dictionary queries

English - Turkish