EMBALMING in Turkish translation

[im'bɑːmiŋ]
[im'bɑːmiŋ]
mumyalama
embalming
tahnit
embalming
taxidermy
mumya
mummy
wax
embalming
mummify
mumyalamada
embalming
mumyalamayı
embalming
mumyalamak
embalming

Examples of using Embalming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Developed after the embalming.
Mumyalamadan sonra gelişmiş.
I guess that is where Breena got her passion for embalming.
Breenanın mumyalamaya olan tutkusu da buradan geliyor sanırım.
A royal embalming takes a week.
Kraliyet mumyalanması bir hafta sürer.
The origin of embalming lies in the discovery of balsam oil
Mumyalamanın kökeni, belesan yağı
That's against the principals of embalming.
Bu mumyalamanın özüne aykırı.
Yoshiki didn't know what embalming was.
Yoshiki mumyalamanın ne olduğunu bilmiyordu.
Embalming certainly retards the decomposition process.
Mumyalamanın, çürüme sürecini yavaşlattığı kesin.
somebody will be there embalming you.
biri gelip seni mumyalayacak.
Pickling is like embalming.
Sanki mumyalanmış gibiler.
So where does he do the embalming?
Mumyalama işlemini nerede yapıyor?
I was doing the embalming.
Mumyalama işlemini ben yapıyordum.
So where does he do the embalming? That's right?
Doğru. Mumyalama işlemini nerede yapıyor?
That's right. So where does he do the embalming?
Doğru. Mumyalama işlemini nerede yapıyor?
We replace the blood with embalming fluid in order to preserve the body.
Vücudu muhafaza etmek için vücuttaki kanı kimyasal maddeyle değiştiriyoruz.
And of the embalming. The quality of the casket.
Tabutun kalitesinden ve mumyalamadan dolayı.
The quality of the casket and of the embalming.
Tabutun kalitesinden ve mumyalamadan dolayı.
Fundamentally, embalming is an expression of affection by the surviving family, and an opportunity for
Aslında; mumyalama, kişinin ailenin kalan üyelerine bir muhabbet ifadesi
Green or natural burials, which don't use embalming, are a step in the right direction,
Tahnit kullanmadan gerçekleştirilen çevreci ve doğal defin işlemi
But the needle accidentally went into a vein, and was pushed out during the embalming procedure, and stuck around the eye, but.
Ancak, iğne kazara bir damara girmiş ve mumyalama işlemi esnasında dışarı çekilmiş,… sonra da göze takılmış, ancak.
The Beresford collection is the only private museum to own a complete set of 12th dynasty embalming tools.
Beresford koleksiyonu, 12. Hanedan tahnit araçları setine sahip olan tek özel müzedir.
Results: 179, Time: 0.0745

Top dictionary queries

English - Turkish