EMPIRES in Turkish translation

['empaiəz]
['empaiəz]
imparatorluklar
emperor
imperial
empire
empires
imparatorlukları
emperor
imperial
empire
i̇mparatorluklar
emperor
imperial
empire
imparatorluk
emperor
imperial
empire

Examples of using Empires in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Empires are not brought down by outside forces. They are destroyed by weaknesses from within!
İmparatorluklar dışarıdan değil içteki zayıflıklar yüzünden yıkılırlar!
There were three great empires that dominated the world both culturally and militarily.
Üç büyük imparatorluk vardı- Dünyaya egemen olmuş.
Empires have been built on less.
İmparatorluklar bundan daha azıyla inşa edilmişlerdir.
Thanks to the Orb of Truth, our two empires have found a just and lasting peace.
Doğruluk Küresi sayesinde iki imparatorluk da huzur buldu.
Empires rise and fall.
İmparatorluklar yükselir ve düşer.
There were three great empires that dominated the world both culturally and militarily.
Dünyaya egemen olmuş üç büyük imparatorluk vardı.
Oh, we're solid. Empires are always destroyed from within.
Biz sağlamız. İmparatorluklar daima içeriden çökerler.
They are little more than sandcastles. These two empires that we fight for.
Birer kumdan kaleden farksız. Uğruna savaştığımız bu iki imparatorluk.
Building up empires, leveling all the world into what they call common sense.
İmparatorluklar inşa ederler… tüm dünyayı, adına sağduyu dedikleri hizaya getirirler.
Levelling all the world into what they call common sense. Building up empires.
İmparatorluklar inşa ederler… tüm dünyayı, adına sağduyu dedikleri hizaya getirirler.
Empires and armies came
İmparatorluklar, ordular geldiler
And our home still stands. Empires and armies came and went.
İmparatorluklar, ordular geldiler ve gittiler evimiz baki kaldı.
Empires crumble, republics founder.
İmparatorluklar parçalandı, cumhuriyetler kuruldu.
Empires crumble. There are no exceptions.
Çok yaşadım, Profesör. İmparatorluklar düşer, istisnalar yoktur.
The empires which once carved it up had now turned parts of it into a wasteland.
Bir zamanlar paylaşan imparatorlar şimdi paylarını çorak arazilere çevirmişti.
Although empires spread, some great powers remain isolated.
İmparatorlukların yayılmasına rağmen bazı büyük güçler izole kalıyorlar.
We created a vast network that linked empires, joined continents, then crossed oceans.
İmparatorları ve kıtaları birleştiren ardından okyanusları aşan uçsuz bucaksız ağlar yarattık.
Yeah, like merging empires.
Evet, imparatorlukların birleşmesi gibi.
The men who build empires die, and empires die too.
İmparatorlukları kuranlar ölür, imparatorluklar da öyle.
Empires tend to expand.
İmparatorluk genişleme eğilimindedir.
Results: 290, Time: 0.0606

Top dictionary queries

English - Turkish