ENFORCER in Turkish translation

enforcer
uygulayıcısı
enforcer
practitioner
enforcement officer
executor
an officer
infazcısı
execution
execute
kill
death
hit
corrections
tetikçisi
shooter
hit man
hitman
trigger
gunman
triggerman
hitmen
hitters
assassin
loopers
zorlayıcı
challenging
compelling
coercive
drastic
compulsive
enforcer
hard
kiralık katili
bir enforcer
enforcer
adamı
island
insular
guy
infazcı
execution
execute
kill
death
hit
corrections
infazcısısın
execution
execute
kill
death
hit
corrections
infazcısıydı
execution
execute
kill
death
hit
corrections

Examples of using Enforcer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, I still can't believe he's an ex-mob enforcer.
Evet. Hala eski mafya infazcısı olduğuna inanamıyorum.
And known as Prof. Kim. Former Spetsnaz officer and mafia enforcer.
Eski Spetsnaz memuru ve mafya uygulayıcısı, ve Prof. Kim olarak bilinir.
Langston Graham's wild card enforcer.
Langston Grahamin joker adamı.
The Max Rager enforcer who tried to kill me.
Beni öldürmeye çalışan Max Rager kiralık katili.
Made some money with his muscle, being a street enforcer.
Kasları sayesinde para kazandı. Bildiğiniz sokak infazcısı oldu adam.
Chucky"The Enforcer" Pancamo. In this corner in the blue trunks.
Bu köşede mavi şortlu, Chucky'' Zorlayıcı'' Pancamo.
Goes by"Sugar," works out of the East End. Mid-level enforcer.
Orta seviyeli infazcı… Sugar ismiyle biliniyor, doğu yakasında çalışıyormuş.
Gaius Vitellius is Galba's former enforcer.
Gaius Vitellius, Galbanın eski infazcısı.
Morales's top enforcer.
Moralesin en iyi kiralık katili.
Contract enforcer and hit man.
Senkronize edildi ve düzeltildi sözleşme uygulayıcısı ve isabet adam.
For these negotiations to succeed, I must be a mediator, not an enforcer.
Pazarlıkların başarıyla sonlanması için, zorlayıcı değil, arabulucu olmalıyım.
They hire this young fighter as an enforcer.
Bu genç dövüşçüyü de infazcı olarak tutmuşlar.
A highbinder… But you're, uh… No. a gang enforcer.
Hayır. bir haydutsun… bir çete infazcısısın. Ama sen.
The lunatic on top of this craft is holding a Hadron Enforcer.
Bu geminin üzerinde duran deli elinde bir Hadron infazcısı tutuyor.
You were clearly the right choice to become the Light's new enforcer.
Sen apaçık belli ki Lightın yeni uygulayıcısı olmak için doğru tercihsin.
Tiger means"enforcer.
Kaplan, infazcı demek.
Firefly is Penguin's enforcer.
Ateş Böceği, Penguenin infazcısıydı.
No, he's a Yakuza enforcer with a fancy suit and a law degree.
Hayır, şık bir takım elbise ve hukuk diplomasına sahip bir Yakuza infazcısı.
He's the Hang 5's enforcer.
O Hang 5in uygulayıcısı.
A gang enforcer. A highbinder… But you're… No.- Really?
Ama sen… bir haydutsun… bir çete infazcısısın. Hayır?
Results: 139, Time: 0.0638

Top dictionary queries

English - Turkish