ESCALADE in Turkish translation

escalade
bir escalade
escalade
jip
jeep
SUV
escalade
the S.U.V.
's a g-wagon
humvees

Examples of using Escalade in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Escalade ready?
İstediğim hazır mı?
Mitch, will you call down the Escalade for me?
Mitch, Escaladei benim için arar mısın?
Something big enough to ram Annie's Escalade.
Annienin Escaladeine çarpmak için yeterince büyük bir araç.
We found your fingernail inside the Escalade.
Escaladein içinde tırnağını bulduk.
The Escalade had cold plates.
Escaladenin plakası sahteydi.
We got a warrant to search your Escalade.
Escaladei aramak için iznimiz var.
Escalade was immaculate.
Escaladeden bir şey çıkmadı.
You're the guy who sold me my Escalade!
Sen bana Escaladei satan kişisin!
Follow the Escalade.
Escaladei takip et.
Cops found the Escalade in a ditch outside Elk River.
Polisler Escaladei Elk Riverın yakınlarında bulmuşlar.
Tony, you liking the Escalade?
Tony, Escaladeı beğendin mi?
Find out whose Escalade that is and where it's headed and call me with the info.
Kimin aracıymış öğren ve bana gittiği yeri telefonla söyle.
Have you ever tried to parallel park an Escalade?
Escaladele paralel park denedin mi hiç?
Look at that Escalade in front of the bank.
Şu Escaladeye baksana, bankanın önünde duran.
People saw that Escalade.
İnsanlar o Escaladei gördüler!
Are you sure you didn't leave the keys in the Escalade?
Anahtarları Escaladenin içinde bırakmadığına emin misin?
Male, 40s, approaching the Escalade, holding a box.
Larında bir erkek Escaladee yaklaşıyor, elinde bir kutu var.
You still drive that Escalade?
Escaladein hala duruyor mu?
Yeah, bring me a silver Escalade.
Evet. Bana gümüş rengi Escalade araba getir.
It's torn a hole in your soul bigger than my Escalade.
Ruhunda daha büyük bir delik açtı, benim tırmanışımdan daha büyük.
Results: 95, Time: 0.0913

Top dictionary queries

English - Turkish