EVERY DECISION in Turkish translation

['evri di'siʒn]
['evri di'siʒn]
her kararı
every decision
every choice i make
her karar
every decision
every choice i make
verdiğim her bir kararı
her kararın
every decision
every choice i make
her kararımı
every decision
every choice i make
her karara
every decision
every choice i make
bütün kararlarım
aldığın bütün kararlar

Examples of using Every decision in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Every decision, no matter how small, speaks to the man.
Ne kadar küçük olursa olsun, her kararı adamın kişiliğini gösterir.
Getting you to accept that causation is complicated, that every decision has an antecedent.
Her kararın bir öncülü olduğunu anlamanızı sağlamak. Neden-sonuç ilişkisinin karmaşık olduğunu.
Yeah. I weigh every decision against one thought, Monica.
Her kararımı iyice ölçüp biçerim Monica. Evet.
I weigh every decision against one thought, Monica.- Yeah.
Evet. Her kararımı iyice ölçüp biçerim Monica.
Every choice, every decision.
Her tercihin, her kararın.
It stains. Now every thought that you have, every decision that you make is compromised.
Artık her düşüncen… aldığın her karar şüpheli. Lekeler.
Yeah. I weigh every decision against one thought, Monica.
Evet. Her kararımı iyice ölçüp biçerim Monica.
Your options dramatically changing with every decision.
Seçenekleriniz her kararınızla dramatik bir şekilde değişir.
Every decision.
Her kararımda.
Do I come down there and personally oversee every decision that you make?
Oraya gelip her kararını kontrol etmem mi gerekiyor?
The cowards are the politicians who send us into battle, second-guess every decision we make.
Bizi savaşa gönderip her kararımızı sorgulayan politikacılar korkak.
But you will run every decision past me, big and small, before you act.
Ama küçük veya büyük her kararınızı önce bana danışacaksınız.
Before you act. but you will run every decision past me, big and small.
Ama küçük veya büyük her kararınızı önce bana danışacaksınız.
Like you said. We will all be with you, every decision, every second.
Dediğin gibi; her kararında, her saniye yanında olacağız.
Every decision has to be unanimous.
Verdiğimiz her kararda aynı fikirde olmalıyız.
I will take every decision for you until I am alive.
Yaşadığım sürece tüm kararları ben alırım.
Questioned every decision he would ever made.
Verdiği her kararı sorguladı.
You have to question every decision I take?
Verdiğim her kararı sorgulamak zorunda mısın?
When Milo was here, every decision I made was for his benefit.
Milo buradayken, bütünü kararlarımı onun yararı için alıyordum.
He questioned every decision the King made.
Kralın verdiği her kararı eleştirdi.
Results: 159, Time: 0.0435

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish