EXTREMISTS in Turkish translation

[ik'striːmists]
[ik'striːmists]
radikaller
radical
extremist
rad
hardline
hard-line
extremism
aşırı
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense
aşırı uçlar
extreme
extremist
köktenciler
radically
fundamental
root
P-A-E-N
attunement
müfritler
radikal
radical
extremist
rad
hardline
hard-line
extremism
radikalleri
radical
extremist
rad
hardline
hard-line
extremism
aşırılar
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense
radikallerle
radical
extremist
rad
hardline
hard-line
extremism
aşırıcılar
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense
aşırı uçları
extreme
extremist
aşırıcıları
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense

Examples of using Extremists in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The villains are dead OPA extremists and murderous corporate security.
DGİ radikalleri ve kötü niyetli şirket güvenliği.
Extremists used to make more sense.
Aşırıcılar önceden daha mantıklılardı.
And almost killed you. Logic Extremists bombed the Learning Center.
Radikal Mantıkçıların okula yaptığı bombalı saldırıda… neredeyse ölüyordun.
There are some stubborn extremists… You think too much!
Bazı inatçı aşırılar var… Çok düşünüyorsun!
Henry may have been involved with extremists and made his way to one of their training camps.
Henry radikallerle ilişkili olup eğitim kamplarından birine gitmiş olabilir.
ICO extremists want democracy and America itself to die a fiery death.
ICO radikalleri, demokrasinin ve Amerikanın kıvranarak ölmesini istiyor.
And extremists understand this.
Ve aşırıcılar bunun farkındalar.
And almost killed you. The Logic Extremists had bombed the Learning Center.
Radikal Mantıkçıların okula yaptığı bombalı saldırıda… neredeyse ölüyordun.
I don't think whoever did this is interested in extremists.
Bence bunu yapanlar… radikallerle, din adamlarıyla veya sığınmacılarla ilgilenmiyorlar.
To use the press to support the extremists.
Aşırı uçları desteklemek için basını kullanmak.
There are some stubborn extremists.
Bazı inatçı aşırılar var.
The Logic Extremists would have targeted our family as long as I was still in that house.
O evde olduğum sürece Mantık Radikalleri ailemizi hedef alacaktı.
And so, we're being held hostage by the extremists from both sides.
Ve bu durumda, iki tarafın aşırıcıları için de bizler esir durumunda kalıyoruz.
Otherwise, extremists, terrorists, may dictate some of their ideologies on us.
Diğer yandan, aşırıcılar, teröristler, kendi ideolojilerini bize dikte edebilirler.
They're not extremists.
Onlar radikal değil.
Or clerics and refugees. I don't think whoever did this is interested in extremists.
Bence bunu yapanlar… radikallerle, din adamlarıyla veya sığınmacılarla ilgilenmiyorlar.
Your proximity to Paris… goads both Right and Left extremists.
Parise olan uzaklığınız… Hem sağ hem de soldaki aşırı uçları kışkırtıyor.
You think too much! There are some stubborn extremists.
Çok düşünüyorsun! Bazı inatçı aşırılar var.
It seems this mosque has been taken over by extremists.
Anlaşılan bu cami aşırıcılar tarafından ele geçirilmiş.
He says she died at the hands of Muslim extremists 5 years ago.
Radikal Müslümanlar tarafından beş yıl önce öldürüldüğünü söylemiş.
Results: 184, Time: 0.0501

Top dictionary queries

English - Turkish