FATALITIES in Turkish translation

[fə'tælitiz]
[fə'tælitiz]
ölü
dead
death
die
deceased
ölüm
death
dying
mortality
ölen
d
died
kayıp
loss
casualty
prodigal
long-lost
missing
lost
gone
disappeared
slipped
ölümcül kaza
ölmedi
to die
death
dead
killed
ölümler
death
dying
mortality
ölümü
dead
death
die
deceased
ölümlerin
death
dying
mortality
ölüler
dead
death
die
deceased
ölümleri
death
dying
mortality

Examples of using Fatalities in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So far, no fatalities, but two passengers have been airlifted.
Şu ana dek ölen yok ama iki yolcu Houlton Bölge Hastanesine nakledildi.
There's fatalities.
Burada ölüler var.
But it is true that there are fatalities, and one person is in bad condition.
Ama ölümlerin olduğu ve bir kişinin kötü durumda olduğu doğru.
At that speed, an accident could lead to injuries or even fatalities.
Bu hızda kaza yapsaydınız yaralanmalar hatta ölümler olabilirdi.
Rage, cannibalism, multiple fatalities.
Birçok ölü. Öfke, yamyamlık.
But at least six people have fallen sick. There are no fatalities as of yet.
Henüz ölen yok ama en az 6 kişi hastalandı.
They report fatalities, injuries.
Ölümleri, yaralanmaları raporlarlar.
The next day… I was already… on the list of fatalities.
Ben hâlihazırda… ölüler listesindeydim. Sonraki gün.
You have got fatalities there, Major. Kill the screens!
Ekranları kapatın! Orada ölümler var Binbaşı!
In high-level clearance areas, just like at Vandermeer. Three fatalities, all of them security guards.
Üç ölü, hepsi üst düzey bölgelerde güvenlik görevlisiymiş.
There are fatalities, including a number of high-level government officials.
Üst düzey hükümet yetkilileri de dahil olmak üzere ölüler var.
And shark fatalities?
Ve peki köpekbalığı ölümleri?
Kill the screens! You have got fatalities there, Major.
Ekranları kapatın! Orada ölümler var Binbaşı.
No fatalities.
Ölen yok.
Fatalities? How many,?
Kaç tane… ölümler?
The ship's unique design There were no fatalities.
Ölü yok. Geminin eşsiz tasarımı.
Thankfully there were no fatalities.
Şükür ki ölen yok.
There are multiple fatalities and injuries reported at this hour.
Kazadan sonra birçok ölü ve yaralı bildirildi.
A lot of minor injuries, couple of serious burns, but no fatalities.
Bir çok küçük yaralanma bir kaç ciddi yanık ama hiç ölüm yok.
They report some injuries, but no fatalities.
Bazı yaralanmalar rapor ettiler ama ölen yok.
Results: 164, Time: 0.1237

Top dictionary queries

English - Turkish