FILLY in Turkish translation

['fili]
['fili]
kısrak
mare
filly
elgyn
dişi tay
filly
bir tay
colt
pony
foal
filly
thai
kızı
girl
she
her
daughter
sisters
lady
female
chick
gal
filly
tay
thai
colt
foal
pony
taye
filly
kısrağı
mare
filly
elgyn
kısrağa
mare
filly
elgyn
kısrağın
mare
filly
elgyn

Examples of using Filly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Any money on that filly tomorrow?
Yarın o kısrağa para koyacak mısın?
A filly that won in the fifth today.
Bugün altılıda 5. ayakta kazanan kısrak.
Massa wants this filly groomed and curried proper.
Sahip bu kısrağın tımar edilip kaşağılanmasını istiyor.
Hi. Hello. I heard you were the one to break this beautiful filly.
Selam. Bu güzel kısrağı ehlileştirenin sen olduğunu duydum. Merhaba.
Doubt there's a filly that could throw me!
Beni üzerinden atabilecek bir kısrak olduğunu sanmıyorum!
I been chasing this filly.
Bu kısrağı takip ediyordum.
See where it says"F"?"F," that means"filly.
K'' yazıyor bak, bu da'' kısrak'' demek.
Oh, yeah, you're gonna ride that filly.
Oh, evet, o kısrağı süreceksin.
Straight young filly.
Dik, genç kısrak.
Doubt there's a filly that can throw me!
Beni üzerinden atabilecek bir kısrak olduğunu sanmıyorum!
Find a filly who likes old geezers.
Yaşlı adamları seven bir kısrak bul.
On how to tame your little filly.
Küçük kısrağını nasıl besleyeceğinle ilgili.
You know what I have named my prize Arab filly?
Arap tayımın ismini ne koyduğumu biliyor musun?
This filly is spirited, but a fine jumper
Bu kısrakta ruh var ama doğru dokunuş
Come on! Go, filly!
Haydi kızım! Haydi!
Delightful little filly.
Tatlı minik kız.
you should be interested in a filly.
hayatının bu döneminde kızlarla ilgilenmelisin.
I got a filly in there with a broken cannon bone, Pop.
İçeride incik kemiği kırılmış dişi bir tayım var, Pop.
Picking up that filly was the gutsiest thing I have seen you do in years.
O dişi tayı almak, yıllardır yaptığını gördüğüm en cesurca şeydi.
Harper done did his duty for the festival with that Yankee filly.
Harper o Kuzeyli yavruyla festival için üzerine düşeni yaptı.
Results: 92, Time: 0.0763

Top dictionary queries

English - Turkish