FLAMINGOS in Turkish translation

[flə'miŋgəʊz]
[flə'miŋgəʊz]
flamingoları
flamingoların

Examples of using Flamingos in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nearly two million lesser flamingos live in East Africa Volcano birds.
Yanardağ kuşları. Doğu Afrikada yaklaşık iki milyondan biraz daha az flamingo yaşıyor.
The romans used to kill flamingos just to eat their tongues. Don't give me ideas.
Romalılar, sırf dillerini yiyebilmek için flamingoları öldürürmüş.
With baboons attacking from every direction… the flamingos have little chance.
Her yönden saldıran Babunlara karşı flamingoların şansı çok az.
Volcano birds. Nearly two million lesser flamingos live in East Africa.
Yanardağ kuşları. Doğu Afrikada yaklaşık iki milyondan biraz daha az flamingo yaşıyor.
I need more time for my Flamingos.
Flamingolarım için biraz daha zamana ihtiyacım var.
I have told you flamingos a hundred times, walk.
Siz flamingolara yüz kere söyledim, yürüyerek gelin.
Meant the flamingos.
The Flamingosu kastetmiştim.
Do you think the army would let two flamingos enlist?
Sence ordu iki flamingoyu askere alır mı?
Most of the Cranes in my family were flamingos.
Ailemdeki çoğu Crane flamingoydu. -Hakikaten öyle.
Your zebra is no match for my flamingos!
Senin zebran benim flamingolarımla boş ölçüşemez!
I might want him to paint my flamingos.
Ona flamingolarımı boyatmak isteyebilirim.
I have told you flamingos a hundred times, walk.
Siz flamingolara yüz kez söyledim, yürüyün.
I need more time for my Flamingos… Keep up the good work.
İşe devam. Flamingolarım için biraz daha zamana ihtiyacım var.
Keep up the good work. I need more time for my Flamingos.
İşe devam. Flamingolarım için biraz daha zamana ihtiyacım var.
Ready my flamingos. Lemieux!
Flamingolarımı hazır edin. Lemieux!
Meet the new and improved Flamingos.
Yeni ve gelişmiş Flamingolarla tanışın.
Few go to greater extremes than lesser flamingos.
Çok az kuş bu konuda küçük flamingolardan geçebilir.
I have told you flamingos a hundred times, walk.
Söyledim, yürüyün. Siz flamingolara yüz kez.
Taking care of wildebeest or one-legged flamingos or something.
Afrika antiloplarıyla ya da tek bacaklı flamingolarla ilgilenmiş.
Taking care of wildebeest or one-legged flamingos or something.
Antiloplarla ve tek ayaklı flamingolarla falan ilgileniyormuş.
Results: 174, Time: 0.0593

Top dictionary queries

English - Turkish