FOR A CLIENT in Turkish translation

[fɔːr ə 'klaiənt]
[fɔːr ə 'klaiənt]
bir müşteri için
for a client
bir müvekkilim için
a client
bir müşterim için
for a client

Examples of using For a client in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Carson was keeping them for a client in his private safe.
Carson, onları bir müvekkili için kişisel kasasında saklıyormuş.
She has a jackass for a client and Abernathy on the bench.
Ahmak bir müvekkille daha fazla ilerleyemez.
No, it's for a client.
Hayir, Bir müsteri için.
She will do anything for a client, but she's not a thief.
Müşteri için her şeyi yapar ama hırsız değildir.
As it so happens, I was house-sitting for a client.
Aslında bir müşterimin evine bakıyordum.
These days I can get ready for a client in my sleep.
Bu günlerde müşterilerim için gözü kapalı bize hazırlanabilirim.
Anything for a client.
Müşterilerim için her şeyi yaparım.
In our club, receiving a special bonus for a client, means you are promoted.
Bizim kulübümüzde… Müşterilerimizden bonus almak seviye atlamak anlamına gelir.
We have a dictator for a client.
Diktatör bir müvekkilimiz oldu.
I took him for a client, he took me for another.
Onu bir müşteriye götürdüm, o da beni bir başkasına.
I have already done that for a client.
Bunu bir müsterim için yapmistim.
We have a dictator for a client. Great.
Diktatör bir müvekkilimiz oldu. Harika.
Redd White: Wiretapping for a client?
Müşteriler için Dinleme Yapıyor Konaka sadece bir piyonmuş?
I told my boss I was driving up to Santa Barbara, picking up some tile for a client.
Patronuma Santa Barbaraya bir müşteriye çini almaya gittiğimi söyledim.
You have got a fool for a client.
Bir müvekkil olarak aptal gibi davranırdın.
Spoken like a lawyer with a guilty man for a client.
Suçlu bir müvekkilin avukatı gibi konuştun.
Spoken like a lawyer with a guilty man for a client.
Suçlu müvekkili olan bir avukat gibi konuşuyorsun.
I want you to review the last one I did for a client named Sonny Capps.
Sonny Capps adlı müvekkil için. Son işimi gözden geçirmeni istiyorum.
It's not unusual in advertising for a client to change his mind and go elsewhere.
Reklamcılıkta bir müşterinin fikir değiştirip başka yere gitmesi normaldir.
Do we have Sylvain Ganem for a client?
Birde acaba Sylvain Ganem diye bir müşterimiz var mı?
Results: 72, Time: 0.0499

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish