FRAUDS in Turkish translation

[frɔːdz]
[frɔːdz]
sahtekâr
fraud
crook
dishonest
imposter
fake
impostor
fraudulent
phony
cheat
pretender
dolandırıcı
fraud
swindler
crook
con man
grifter
hustler
con
a con artist
cheat
scammer
hilekârları
cheat
deceitful
rogue
devious
trickster
a cardsharp
the cheater
tricky
sahtekarlıkları
fraud
crook
dishonest
imposter
fake
impostor
fraudulent
phony
cheat
pretender
dolandırıcılık
fraud
swindler
crook
con man
grifter
hustler
con
a con artist
cheat
scammer
sahtekarlarız
fraud
crook
dishonest
imposter
fake
impostor
fraudulent
phony
cheat
pretender
sahtekarlar
fraud
crook
dishonest
imposter
fake
impostor
fraudulent
phony
cheat
pretender

Examples of using Frauds in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All you frauds, cheats, phonies, liars.
Siz sahtekârlar, hilebazlar, şarlatanlar, yalancılar.
Listen to me, you pompous frauds.
Beğenmiş sahtekârlar! Beni dinleyin, sizi kendini.
Shawn…- Frauds… those dicks.
Shawn…- Hilekarlar… o piçler.
They're a bunch of frauds.
Onlar bir yığın dolandırıcıydı.
And prevented one of the biggest art frauds in history.
Tarihteki en büyük sanat sahtekarlıklarından birini önlemiş oldun.
Frauds in white coats.
Beyaz önlüklü sahtekârlar.
Medicare frauds.
Sağlık sigortası sahtekarlığı.
lies and frauds.
yalanlarını ve sahtekarlığını.
Credit card frauds?
Kredi kartı dolandırıcılığı?
The public already know we're a bunch of liars and frauds.
Halk zaten bir avuç yalancı ve sahtekar olduğumuzu biliyor.
All frauds are always connected by a person who certifies documents. Notary.
Noter. Olmalı. Tüm sahtekârlıklar belgeleri onaylayan kişiyle ilişkilidir.
Notary. All frauds are always connected by a person who certifies documents.
Noter. Olmalı. Tüm sahtekârlıklar belgeleri onaylayan kişiyle ilişkilidir.
Weaklings, frauds, liars.
Çıtkırıldımlar, düzenbazlar, yalancılar.
Don't permit any frauds.
Herhangi bir hileye izin vermeyin diyor.
Who only later prove to be frauds.
Ve sonradan hilebaz olduğu anlaşılanlar da var.
The"powerless frauds" part?
Güçsüz sahtekarlar'' mı?
It's a special inspection period for marriage frauds.
Sahte evlilikler için yapılan özel bir soruşturma.
You mean those frauds?
O sahtekarları mı diyorsun?
The triumphs and the frauds… the treasures and the fakes.
Zaferler ve hileler… Hazineler ve taklitler.
All the victims have been so-called stigmatics, and frauds, like the reverend here.
Kurbanların hepsi Stigmatik denilen türdeydi, ve hepsi de buradaki rahip gibi sahteydiler.
Results: 72, Time: 0.0907

Top dictionary queries

English - Turkish