Examples of using Sahte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Belki de sahte olduğunu düşündüğüm kişi sahte değildir?
Geçmiş kontrolü, iş geçmişi ve kimliğinin sahte olduğunu ortaya çıkardı.
Sahte dostlarıma gerçek acı. Gerçek dostlarıma şampanya.
Julianın sahte olup olmadığını öğrenmek için sabırsızlanıyorum.
Veya sahte şamanlara benzemez. Genelde karşılaştığımız vasat psişiklere.
Takma isimler, sahte araçlar kullanıyor… ve nerede kalsa bütün katı kiralıyor.
Ray umarım sahte değildir, tüm kalbimle diliyorum.
Sahte olmak ya da olmamak,
Gerçek arkadaşlar için şampanya ve sahte arkadaşlar için gerçek acı.
Geri döneceğini sanmıyorsun değil mi? Sahte.
Bence sahte olması en muhtemel kişi Lucas.
Endişelenme. Dün gece buraya sahte dosyayı yüklemiştim.
Gerçek dostlarıma şampanya, sahte dostlarıma gerçek acı.
Projedeki varlığını gizlemek için… sahte askerî kayıtlar oluşturdu.
Kimin gerçek kimin sahte olduğunu öğrenmek için hazırlanalım.
Endişelenme. Dün gece buraya sahte dosyayı yüklemiştim.
Sırf onu alaşağı etmek için… sahte bir adaya destek çıktı.
Ülkeyi terk etmeyi deneyecek ve bunun için de sahte evrak gerekiyor.
Stark, konuşmalıyız! Tony Starkın sahte beden modeline ulaştınız.
Bu noktadan sonra sahte olduğumu düşünemezler.