SAHTE in English translation

fake
sahte
çakma
yalan
taklit
uydurma
yapmacık
düzmece
numara
false
yanlış
sahte
yalan
boş
düzmece
uydurma
hatalı
counterfeit
sahte
taklit
kalpazanlık
i̇mitasyon
bogus
sahte
düzmece
yalan
uydurma
yapmacık
dummy
aptal
kukla
salak
şapşal
sahte
budala
sersem
ahmak
aptal herif
paravan
mock
alay
sahte
dalga
alay et
alaya
faux
sahte
yapay
fraudulent
sahte
düzmece
hileli
dolandırıcılık
dolandırdım sahte
decoy
yem
tuzak
sahte
sivil
şaşırtmacayı
hilesi
şaşırtmaca
sham
sahte
düzmece
numara
yalan
üçkağıt
yapmacık
shamin

Examples of using Sahte in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Belki de sahte olduğunu düşündüğüm kişi sahte değildir?
Maybe who I thought was a catfish is not a catfish?
Geçmiş kontrolü, iş geçmişi ve kimliğinin sahte olduğunu ortaya çıkardı.
A background check revealed that his work history and identity had been falsified.
Sahte dostlarıma gerçek acı. Gerçek dostlarıma şampanya.
And real pain for my sham friends. Champagne for my real friends.
Julianın sahte olup olmadığını öğrenmek için sabırsızlanıyorum.
If Julia is a catfish or not. I can't wait to find out.
Veya sahte şamanlara benzemez. Genelde karşılaştığımız vasat psişiklere.
That we usually see. She's nothing like those mediocre psychics or sham shamans.
Takma isimler, sahte araçlar kullanıyor… ve nerede kalsa bütün katı kiralıyor.
She uses alias, decoy vehicles… and books an entire floor wherever she stays.
Ray umarım sahte değildir, tüm kalbimle diliyorum.
I hope from the bottom of my heart that Ray isn't a catfish.
Sahte olmak ya da olmamak,
To be a catfish or not to be,
Gerçek arkadaşlar için şampanya ve sahte arkadaşlar için gerçek acı.
Champagne for true friends… and real pain for sham friends.
Geri döneceğini sanmıyorsun değil mi? Sahte.
Decoy.- You don't really think he's coming back?
Bence sahte olması en muhtemel kişi Lucas.
I think the person most likely to be a catfish is Lucas.
Endişelenme. Dün gece buraya sahte dosyayı yüklemiştim.
I uploaded a decoy file here last night. Don't worry.
Gerçek dostlarıma şampanya, sahte dostlarıma gerçek acı.
Champagne for my real friends and real pain for my sham friends.
Projedeki varlığını gizlemek için… sahte askerî kayıtlar oluşturdu.
To mask his involvement in the project.- Falsified military records.
Kimin gerçek kimin sahte olduğunu öğrenmek için hazırlanalım.
So let's get ready to find out who's real and who's a catfish.
Endişelenme. Dün gece buraya sahte dosyayı yüklemiştim.
Don't worry. I uploaded a decoy file here last night.
Sırf onu alaşağı etmek için… sahte bir adaya destek çıktı.
He propped up a sham candidate just to take him down.
Ülkeyi terk etmeyi deneyecek ve bunun için de sahte evrak gerekiyor.
He will be trying to leave the country, and for that he needs falsified papers.
Stark, konuşmalıyız! Tony Starkın sahte beden modeline ulaştınız.
Mr. Stark, we need to talk. You have reached the life model decoy of Tony Stark.
Bu noktadan sonra sahte olduğumu düşünemezler.
They can't even think I'm a catfish after this.
Results: 18905, Time: 0.0351

Top dictionary queries

Turkish - English