FRECKLE in Turkish translation

['frekl]
['frekl]
çil
freckle
çilli
freckle
freckie

Examples of using Freckle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You got a freckle there, don't you?
Senin de çillerin var, değil mi?
It's always half-past my left freckle.
Soldaki çilim hep buçuk geçiyor.
Where's the famous Ostrovsky neck freckle?
Nerede ünlü Ostrovsky boyun çilleri?
Sun's hot, and I freckle.
Güneş çok yakıyor, ben de çilliyim.
That blue freckle?
Şu mavi çile mi?
May you tan and freckle!
Cildin kararıp çil çil olsun!
Like my freckle!
Çilim gibi mi?
Close enough to identify a freckle on your cock.
Sikindeki bir çili dâhi gözlemleyebilecek kadar yakından.
Or freckle on the nose of life's complexion♪.
Ya da burunda yaşamın karmaşıklığının bir çili.
All right. Let's see this suspicious freckle.
Tamam, şimdi şu şüpheli lekeyi bir görelim.
What do you think this is, a freckle?
Bunun ne olduğunu sanıyorsun, çil mi?
Otherwise, I freckle like a banana. Gotta wear it.
Takmak zorundayım. Aksi halde muz gibi benekli olurum.
Otherwise, I freckle like a banana.
Aksi halde muz gibi benekli olurum.
If you had a freckle for every barracuda that I caught off the end of that pier.
Eğer yüzünde çil varsa benim o iskelenin sonunda tuttuğum her bir barakuda içindir.
Her Butt Freckle Cult. I'm taking over for her,
Onun Butt Çil Kültü. Onun için ben devralıyorum
Is a cue that inspires Every vein, freckle, rash, and scratch feelings of maternal connection.
Her bir damar, çil, kızarıklık ve çizik… annelik duygularına ilham veren bir işarettir.
Feelings of maternal connection. is a cue that inspires Every vein, freckle, rash, and scratch.
Her bir damar, çil, kızarıklık ve çizik… annelik duygularına ilham veren bir işarettir.
Or the freckle on the inside of… I have gone too far again, haven't I?
Ya da şeyin içindeki çillerini… Fazla ileri gittim, değil mi?
I know where that lovely little freckle is.
iyi biliyor ki ben senin o tatlı çillerinin nerede olduğunu bilirim.
I remember I pulled it back and there was this freckle.
saçlarını düzelttiğimi ve çillerini gördüğümü hatırlıyorum.
Results: 62, Time: 0.0436

Top dictionary queries

English - Turkish