FRIEND IS DEAD in Turkish translation

[frend iz ded]
[frend iz ded]
arkadaşımız öldü
arkadaşımızın öldüğünü
arkadaşı öldü
öldüğünü söylemek zorundayım sana sevgili arkadaşımızın
arkadaşımızın gilda öldüğünü

Examples of using Friend is dead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Somebody needs to tell him his friend is dead.
Birisi ona arkadaşlarının öldüğünü söylemek zorunda.
Just because a door slams doesn't mean our friend is dead.
Kapı çarpması, arkadaşımızın öldüğü anlamına gelmez.
My best friend is dead.
En yakın arkadaşım öldü.
His best friend is dead.
En yakın arkadaşı öldü.
I'm upset because our friend is dead, not because of that terrible woman.
Arkadaşımız öldüğü için üzgünüm, bu korkunç kadın için değil.
I saw Trench taken alive. Your friend is dead.
Dostunun öldüğünü. Trenchin canlı götürüldüğünü gördüm.
His best friend is dead.
Onun en yakın arkadaşı öldü.
It's not fair that my best friend is dead.
Asıl adil olmayan şey en yakın arkadaşımın ölmesi.
And now a good agent and a friend is dead.
İyi bir ajanımızı ve arkadaşımızı kaybettik.
Refuse To File. Now, I'm so sorry your little Nazi friend is dead, but we have all got way bigger problems.
Kabul Görmedi.'' Nazi arkadaşının ölmesine üzüldüm ama daha büyük problemlerimiz var.
Our friend is dead, and you want to argue about whether
Bizim arkadaşımız öldü ve tartışmak istemiyorum.
the white people's best friend is dead.
beyaz insanların en iyi dostu öldü.
Two of our friends are dead.
İki arkadaşımız öldü.
Dr. Lear thought his friend was dead.
Dr. Lear arkadaşının öldüğünü sanıyordu.
Tim. Dr. Lear thought his friend was dead. No.
Hayır. Dr. Lear arkadaşının öldüğünü sanıyordu. Tim.
Dr. Lear thought his friend was dead. No.- Tim.
Hayır. Dr. Lear arkadaşının öldüğünü sanıyordu. Tim.
Tim. No. Dr. Lear thought his friend was dead.
Hayır. Dr. Lear arkadaşının öldüğünü sanıyordu. Tim.
It's possible. But he seemed genuinely upset when I told him his friend was dead.
Bu mümkün, ama… ona arkadaşının öldüğünü söylediğimde bayağı üzüldü.
My wife and my best friend were dead.
Karım ve en yakın arkadaşım ölmüştü.
You, my Cro-Magnon friend, are dead.
Sen Magara Adami dostum, ölüsün.
Results: 43, Time: 0.0497

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish