GENETICALLY in Turkish translation

[dʒi'netikli]
[dʒi'netikli]
genetik olarak
genetically

Examples of using Genetically in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In Bruce Sterling's novel Schismatrix, Europa is inhabited by genetically engineered posthumans.
Bruce Sterlingin Schismatrix kitabında, Europa Genetik olarak değiştirilmiş Posthümanlar tarafından yerleşilmiştir.
It's been genetically altered to resist antibiotics.
Antibiyotiklere dirensin diye genetik yapısı değiştirilmiş.
Within 6 minutes it will genetically modify all living beings in the country.
Altı dakika içinde ülkede yaşayan tüm canlıların genlerini değiştirir.
There is some evidence that the gentes are genetically different from one another.
Fiziksel görünüm bireyden bireye bazı genetikten gelen farklılıklar taşır.
Our first genetically.
Genetik olarak degistirilmis ilk melezimiz.
Trying to genetically change us into tortillas. He's an amateur mad scientist.
Dönüştürmeye çalışan amatör çılgın bir bilim adamı. O, genetiğimizle oynayıp bizi tortillaya.
All she needs is a healthy, genetically compatible donor.
İhtiyacı olan tek şey sağIıklı, genetik açıdan uyumlu bir donör.
And genetically enhanced dolphins. The job of the future for smart non-men.
Erkek olmayan zeki insanlar için ve genetiği geliştirilmiş yunuslar için geleceğin mesleği.
The job of the future for smart non-men… and genetically enhanced dolphins.
Erkek olmayan zeki insanlar için ve genetiği geliştirilmiş yunuslar için geleceğin mesleği.
Like a genetically re-jiggered tree. If an extremely lightweight object.
Şayet fazlasıyla hafif bir nesneyse… Mesela, genetiksel başkalaştırılmış ağaç gibi.
I was just, uh, reading that there are certain strains of porphyria that are not only passed genetically, but in rare cases, they can be transmitted through blood or any mucous membrane.
Bazı porfiri türlerinin genetik olarak aktarılmadığını nadir de olsa kan veya bir sümükdoku ile bulaşabildiğini okuyordum tam şimdi.
Studies have shown the disease to be genetically linked, which in its end stages can result in suicide.
Yapılan çalışmalar, hastalığın genetikle ilişkili olduğunu ve intiharla sonuçlanabileceğini göstermiştir.
And so you can go in and have a billion different viruses that are all genetically identical, but they differ from each other based on their tips,
Buna devam ediyorsunuz ve genetik yapisi ayni olan milyarlarca virus elde ediyorsunuz…
It is very closely genetically related to the Pacific white-sided dolphin,
Pasifik beyaz yanlı yunusu ile genetik açıdan çok yakından akrabadır
You are to be the forefather of a new race… together with Ka-Laa, this genetically perfect woman that is your mate.
Eşiniz olan mükemmel bir genetik yapısı olan… Ka-Laa ile birlikte, yeni bir yarışın atası olacaksınız.
Since the powder dispersed"by opening this envelope"contains genetically altered Y. pestis!
Zira bu zarfın açıImasıyla saçıIan toz, genetik yapısı değiştirilmiş'' Y. pestis'' tir!
Well, if this is where they genetically modify the plants, there's got to
Şey, eğer burası bitkilerin genlerinin değiştirildiği bir yer ise,
As of 2004 no genetically modified food was grown in New Zealand, and no medicines containing live genetically modified organisms have been approved for use.
Yeni Zelandada GDOlu ürünler yetiştirilmemekte ve genetiği değiştirilmiş canlı organizma içeren ilaçlar yasaktır.
According to Lebensborn doctrine, an illegitimate child was no disgrace, as long as the mother was genetically fit.
Lebensborn doktrinine göre annesi genetik açıdan uygun olduğu sürece gayrimeşru bir çocuk utanç kaynağı değildi.
Studies have shown the disease to be genetically linked, which in its end stages can result in suicide.
Araştırmalar hastalığın genetikle ilintili olduğunu… ve krizlerin intiharla sonuçlanabileceğini göstermiştir.
Results: 660, Time: 0.0438

Top dictionary queries

English - Turkish