GENETICALLY ENGINEERED in Turkish translation

[dʒi'netikli ˌendʒi'niəd]
[dʒi'netikli ˌendʒi'niəd]
genetik olarak tasarlanmış
genetik mühendisliğiyle
genetik mühendislik
genetik mühendisliğinin

Examples of using Genetically engineered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're genetically engineered to lie.
Tamamen. Biz genetik olarak yalan söylemeye programlıyız.
Genetically engineered super soldiers, you see.
Gördüğün gibi genetik olarak süper askerler tasarladık.
The first organisms genetically engineered were bacteria in 1973 and then mice in 1974.
Genetik olarak ilk organizmalar 1974 yılında fareler daha sonra 1973 bakteri üzerinde denendi.
Did Cindy ever mention genetically engineered fruit?
Cindy, hiç genetiğiyle oynanmış meyvelerden söz eder miydi?
Y'all been eating genetically engineered salmon for years.
Genetik olarak işlenmiş somon balığı yediniz.
Genetically engineered tyrant Khan. Ricardo Montalbén?
Ricardo Montalbán mı? Genetik olarak güçlendirilmiş düşman Khan?
Genetically engineered super soldiers, you see.
Gördüğün üzere genetik olarak geliştirilmiş süper askerler.
The custom-tailored genetically engineered humanoid Replicant, designed especially for your needs.
Sipariş üzerine genetik insansı robot kopya… aynen sizin ihtiyaçlarınıza göre hazırlanmıştır.
Genetically engineered.
Genetik olarak.
Genetically engineered. Grown in a test tube.
Genetik mühendislikle. Test tüpünde büyütüldü.
The Japanese genetically engineered a blue rose. They what?
Ne? Japonyada genetik mühendislik ile mavi gül yapmışlar?
I genetically engineered you myself.
Senin genetiğini bizzat ben yaptım.
A genetically engineered super-virus.
Genetik olarak geliştirilmiş süper virüs.
She's a tall, leggy blond genetically engineered to corrupt the male species.
Uzun boylu, uzun bacaklı, sarışın erkek türünü bozmak için genetikleri oynanmış.
Genetically engineered viruses designed to destroy whole ecosystems.
Tüm eko sistemi yok etmek için tasarlanan, genetik olarak işlenmiş virüsler.
Sharp teeth, crazy eyes, genetically engineered super mutants.
Keskin dişli, acayip gözlü, genetiğiyle oynanmış süper mutantlar.
Genetically engineered super soldiers, you see. Or three.
Ya da üç. Gördüğün üzere genetik olarak geliştirilmiş süper askerler.
Or three. Genetically engineered super soldiers, you see.
Ya da üç. Gördüğün üzere genetik olarak geliştirilmiş süper askerler.
I heard people say the genetically engineered were misfits.
Olduğunu söylediklerini duydum. İnsanların, genetik olarak geliştirilen herkesin uyumsuz.
The genetically engineered were misfits. I heard people say.
Olduğunu söylediklerini duydum. İnsanların, genetik olarak geliştirilen herkesin uyumsuz.
Results: 89, Time: 0.0393

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish