GREASY in Turkish translation

['griːsi]
['griːsi]
yağiı
greasy
fatty
high-cotton
grease on
fat
greasy
kaygan
slippery
slick
slimy
greasy
slippin
creamy
slippy
slidy
slithery
kaypak
slippery
fickle
slider
shifty
elusive
greasy
unreliable
flake
yağlı
oil
fat
butter
grease
fatty
lube
lard
lubricant
anointing
yağlanmış
oil
fat
butter
grease
fatty
lube
lard
lubricant
anointing
yağlıydı
oil
fat
butter
grease
fatty
lube
lard
lubricant
anointing
yağlısın
oil
fat
butter
grease
fatty
lube
lard
lubricant
anointing

Examples of using Greasy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She's from the greasy stool.
Aslında ben çalışıyorum. O Greasy Stoolda çalışıyor.
Fuckin' tools are greasy.
Bu aletler çok kaygan!
Thanks. the chicken was a little greasy, wasn't it?
Teşekkürler. Tavuklar biraz yağlıydı, değil mi?
My God, you're greasy!
Tanrım, öyle yağlısın ki!
He has beautiful blue eyes, greasy hair. nice pink lips.
YağIı saçları var. biçimli pembe dudakları… Çok güzel mavi gözleri.
Mr. Greasy.
Bay Greasy.
Come on, Greasy.
Hadi Kaypak.
Now this is supposed to be flat but it's quite greasy today, Good.
Şimdi burada tam gaz gitmeli ama bugün oldukça kaygan. güzel.
Heart attack on a plate. It was so greasy.
Tabakta kalp kriziydi resmen. Çok yağlıydı.
Mr. Greasy. Sincerity.
Bay Greasy. Dürüstlük.
Wexler?! Wexler? You greasy little rat.
Wexler. Wexler. Seni kaypak küçük fare.
It was so greasy, like… Heart attack on a plate.
Tabakta kalp kriziydi resmen. Çok yağlıydı.
You cut down on greasy foods and chocolate.
YağIı yiyecekleri ve çikolatayı azaltırsan geçer.
You kind of gave it away with the greasy hair and the pajamas.
YağIı saçların ve üzerindeki pijamalardan belli oluyor.
All that greasy hair and dirty clobber.- Well, rockers.
Rockçılar. YağIı saçlar ve pis kavgalar.
Well, rockers. All that greasy hair… and dirty clobber.
Rockçılar. YağIı saçlar ve pis kavgalar.
You're gonna be eaten by a big, greasy monster.
Kocaman yağIı bir canavar seni yiyecek.
You will be eaten by a big, greasy monster.
Kocaman yağIı bir canavar seni yiyecek.
Greasy monster. You will be eaten by a big.
Kocaman yağIı bir canavar seni yiyecek.
Who had the wet and greasy?
Yağdan ıslanmış olanı kim ister?
Results: 710, Time: 0.0749

Top dictionary queries

English - Turkish