HALF OF EVERYTHING in Turkish translation

[hɑːf ɒv 'evriθiŋ]
[hɑːf ɒv 'evriθiŋ]
her şeyin yarısını
everything is half off
herşeyin yarısını
her şeyin yarısı
everything is half off
herşeyin yarısı
her şeyi yarı yarıya

Examples of using Half of everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They won't give a vice-presidency to a man who hears half of everything.
Söylenenlerin yarısını duyan bir adama yardımcı başkanlık işini vermezler.
You want half of everything? Here!
Her şeyin yarısını mı istiyorsun? Al!
You want half of everything?
Her şeyin yarısını mı istiyorsun?
Here! You want half of everything?
Her şeyin yarısını mı istiyorsun? Al?
she divorces me, she takes half of everything.
benden boşanarak her şeyi yarısını alacaktı.
I tried to leave you half of everything and… If there's anything you still want, you just come and take it.
Her şeyin yarısını sana bırakmaya çalıştım, ama hâlâ istediğin bir şeyler varsa gelip alabilirsin.
I give you half of everything I write… and you give me half of everything you record outside the group.
Ben sana yazdığım her şeyin yarısını veririm sen de bana grup dışında kaydettiğin her şeyin yarısını.
The way I see it… half of everything in this house belongs to her…
Hey bildiğim kadarıyla bu evde bulunan her şeyin yarısı ona ait ve o bunları alana kadar
Orson's going to get half of everything, including your jewelry, your artwork, your antiques.
Orson her şeyin yarısını alacak… mücevherlerinin, tablolarının, antikalarının.
Doug, if your lawyers don't sweeten the settlement offer, I will sue you for half of everything. And that includes your girlfriend's new implants!
Doug, avukatların anlaşmayı zora sokarsa her şeyin yarısı için dava açarım buna yeni kız arkadaşının silikonları da dahil!
We're prepared to offer half of everything and my client's retirement accounts.
Her şeyin yarısını teklif etmeye hazırız. Buna ev ve müvekkilimin emeklilik hesapları da dahil.
They take half of everything and then charge you for room
Her şeyin yarısını onlar alıyor, oda
It means Benjamin gets half of everything. Besides having someone barely older than you as your stepfather.
Benjamin her şeyin yarısını alır. Üvey baban olarak senden daha yaşlı birinin olması dışında.
And then I divorce him, get half of everything, I wait for Sean's deal to go through.
Sonra onu boşayıp her şeyin yarısını alırım. Seanın anlaşması beklerim.
I wait for Sean's deal to go through, and then I divorce him, get half of everything.
Sonra onu boşayıp her şeyin yarısını alırım. Seanın anlaşması beklerim.
And, actually, he's not a billionaire anymore, because Nancy got half of everything.
Aslında artık bir milyarder değil,… Nancy her şeyin yarısını aldı.
Including your jewelry, your artwork, your antiques. Orson's going to get half of everything.
Mücevherlerinin, tablolarının, antikalarının. Orson her şeyin yarısını alacak.
because Nancy got half of everything.
çünkü Nancy her şeyin yarısına sahip.
They show up, they kill a kid, and you give them half of everything?
Buraya geliyorlar, bir çocuğu öldürüyorlar ve siz de her şeyin yarısını onlara veriyorsunuz?
Dale wants half a million, and Dick wants half of everything.
Dale yarım milyon istiyor ve Dick hepsinin yarısını istiyor.
Results: 70, Time: 0.0514

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish