HALIBUT in Turkish translation

['hælibət]
['hælibət]
halibut
well , we got the halibut
kalkan
shield
halibut
turbot
kalkanı
shield
halibut
turbot

Examples of using Halibut in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Halibut wrapped in a banana leaf.
Muz kabuğuna sarılmış kalkan.
I got that at a barbecue, grilling halibut. That?
Pisi balığı kızartırken barbeküde olmuştu o. O mu?
And Halibut.
Ve kalkan.
possibly halibut.
muhtemelen halibut.
I got that at a barbecue, grilling halibut.
Pisi balığı kızartırken barbeküde olmuştu o.
Caught me a… a tuna… Halibut. And a.
Biri tonbalığı… biri de kalkan.
they dump you like yesterday's halibut.
sizi dünkü halibut gibi terk ettiler.
I'm going to the food table to see if there's halibut.
Yemek masasında pisi balığı var mı diye bakacağım.
Wait a second. Fax me some halibut.
Bir saniye. Bana biraz halibut faxla.
Halibut Cajun style.-Keep going.
Devam et. -Cajun usulü kalkan.
Halibut, and uh… some toothpaste.
Pisi balığı… Ve diş macunu.
What do you think we're doing in the halibut capital of the world?
Ne yaptığımızı sanıyorsun? Dünyanın kalkan merkezinde?
How are you doing? Halibut fishing capital of the world.
Nasılsınız? Dünyanın Halibut balığı başkenti.
Let's see. Halibut.
Pisi balığı. Bakalım.
Halibut… Could you hold on one second?
Bir saniye bekler misin? Kalkan.
Halibut, get your ass out of here.
Pisi balığı, defol git buradan.
Liver dumplings, halibut.
Ciğer köftesi, pisi balığı.
Liver dumplings, halibut.
Ciğer köftesi, pisi balığı.
The jugged fish is halibut. Halibut.
Pisi balığı.- Konserve balık zaten pisi balığı.
Other problems with halibut?
Pisi balığıyla diğer sorunlar?
Results: 106, Time: 0.0428

Top dictionary queries

English - Turkish