Examples of using Kalkan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Devam et. -Cajun usulü kalkan.
Ayrıca komuta merkezi etrafındaki kalkan düzinelercesinden etkilenmez.
Ne yaptığımızı sanıyorsun? Dünyanın kalkan merkezinde?
Sabah Sallyyle şu kalkan konusunu konuşacağım.
Bir saniye bekler misin? Kalkan.
Onu geciktirmeye yeterli gelmiş Açıkça görülüyor ki, faz kalkan tayfım yalnızca.
Ayrıca komuta merkezi etrafındaki kalkan.
Bekle, kalkan sistemi.
Yani? Fazladan ağırlık olmasın diye, kalkan kullanmıyorlar?
Ne?- Biyolojik kalkan.
Ne?- Biyolojik kalkan.
Kalkan Kırılamadı.
Kalkan gizli bir bilgiyi dogruladı.
Kalkan, bilim adamlarını ve strateji kabiliyeti olan almanları topladı.
Kalkan kurulup benden alındıktan sonra.
Ne yazıkki kalkan herşeyi kontrol edemez.
Kalkan ajanları ve steve rogers.
Kalkan ajanları delta toplantı noktasına.
Kalkan, anlaşma yapmaz demiştim.
Kalkan gizli bir bilgiyi doğruladı.