KALKAN in English translation

shield
kalkan
rozet
siper
zırhlı
koru
SHIELD
halibut
kalkan
pisi balığı
turbot
kalkan
shields
kalkan
rozet
siper
zırhlı
koru
SHIELD
shielding
kalkan
rozet
siper
zırhlı
koru
SHIELD
shielded
kalkan
rozet
siper
zırhlı
koru
SHIELD

Examples of using Kalkan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Devam et. -Cajun usulü kalkan.
Halibut Cajun style.-Keep going.
Ayrıca komuta merkezi etrafındaki kalkan düzinelercesinden etkilenmez.
Besides, even a dozen won't penetrate the shielding around the Command Center.
Ne yaptığımızı sanıyorsun? Dünyanın kalkan merkezinde?
What do you think we're doing in the halibut capital of the world?
Sabah Sallyyle şu kalkan konusunu konuşacağım.
I will talk to Sally about that shielding in the morning.
Bir saniye bekler misin? Kalkan.
Halibut… Could you hold on one second?
Onu geciktirmeye yeterli gelmiş Açıkça görülüyor ki, faz kalkan tayfım yalnızca.
Was only sufficent to delay its onset. Apparently my spectrum of phase shielding.
Ayrıca komuta merkezi etrafındaki kalkan.
Besides, even a dozen won't penetrate the shielding around the Command Center.
Bekle, kalkan sistemi.
Wait, the shielding system.
Yani? Fazladan ağırlık olmasın diye, kalkan kullanmıyorlar?
To reduce weight, they're using no protective shielding.-So?
Ne?- Biyolojik kalkan.
What?- Biological shielding.
Ne?- Biyolojik kalkan.
Biological shielding- What?
Kalkan Kırılamadı.
SHIELD INTACT ABSORPTION.
Kalkan gizli bir bilgiyi dogruladı.
You're saving SHIELD intel.
Kalkan, bilim adamlarını ve strateji kabiliyeti olan almanları topladı.
SHIELD recruited German scientists with strategic value.
Kalkan kurulup benden alındıktan sonra.
After the war, SHIELD was founded and I was recruited.
Ne yazıkki kalkan herşeyi kontrol edemez.
Sadly, SHIELD can't control everything.
Kalkan ajanları ve steve rogers.
Attention all SHIELD agents.
Kalkan ajanları delta toplantı noktasına.
All SHIELD agents regroup at Rally Point Delta.
Kalkan, anlaşma yapmaz demiştim.
I told you, SHIELD doesn't negotiate.
Kalkan gizli bir bilgiyi doğruladı.
You're saving SHIELD intel.
Results: 2173, Time: 0.0235

Top dictionary queries

Turkish - English