HALLO in Turkish translation

[hə'ləʊ]
[hə'ləʊ]
merhaba
hello
hi
hey
howdy
hiya
alo
hello
hallo
hello
selam
zelah

Examples of using Hallo in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hallo. It's nice to finally meet a member of Toula's family.
Merhaba! Sonuda Toulanın ailesinden biriyle tanışmak çok güzel.
Pienaar, Hallo. Hang on a moment, please.
Ben Pienaar, alo. Bekle bir dakika, lütfen.
We're all very sorry, Mrs. Hallo.
Hepimiz üzüldük, Bayan Hallo.
Are you coming in the car, too? Hallo, Maurice?
Selam, Maurice. Sen de bizimle mi geliyorsun?
Hallo. Can I just get a pint, please?
Merhaba. Yarım litrelik bir bira alabilir miyim, lütfen?
No, I'm still here. Hallo.
Alo. Hayır, hala burdayım.
I'm sorry, Mrs. Hallo.
Kusura bakmayın, Bayan Hallo.
Come in, we won't eat you. Hallo, Frank.
Selam Frank İçeri gel, seni yemeyiz.
Can I just get a pint, please?- Hallo.
Merhaba. Yarım litrelik bir bira alabilir miyim, lütfen?
No, I'm still here. Hallo.
Alo? Hayır, hala buradayım.
That's him. Mr. Hallo?
Bu o. Bay Hallo?
Stefano.- Say hallo to your Dad.
Babana selam söyle.- Meraba, Stefano.
Bryce…- Hallo, Franz.
Merhaba Franz. Bryce.
Hallo. This is the police.
Alo, burası polis merkezi.
How have you been? Hallo, Nathaniel?
Selam Nathaniel.- Nasılsın bakalım?
Hallo, Franz. Bryce.
Merhaba Franz. Bryce.
Hallo? A tree fell on the road. Mariko?
Yola bir ağaç düştü.- Alo? Mariko?
Hallo, Nathaniel. How have you been?
Selam Nathaniel.- Nasılsın bakalım?
Hallo, Captain Rolf Mueller,
Merhaba Uzak Doğu
Hallo? A tree fell on the road. Mariko?
Mariko? Yola bir ağaç düştü.- Alo?
Results: 247, Time: 0.139

Top dictionary queries

English - Turkish