HASAN in Turkish translation

hasan
hassan
hassaan
hasansın
hassan
hassaan
hasana

Examples of using Hasan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hasan khan agrees.
Hüseyin Hasanla aynı fikirde değildir.
I need to talk to major Hasan.
Binbaşı Hasanla konuşmalıyım.
Hasan was the mole.
Köstebek Hasanmış.
They don't give the surname, but I think it's our Hasan.
Soyadı yok ama bu muhakkak Hasandır. Yazık oldu çocuğa.
Fatma! Fatma! Father?-Father?-Hasan? Ali?
Baba? Baba? Ali? Fatma! -Hasan? Fatma!
Fatma!-Father? Father?-Hasan? Fatma! Ali?
Baba? Baba? Ali? Fatma! -Hasan? Fatma!
Hasan's making another phone call.
Hasan başka bir arama yapıyor.
Hasan's pasturing his cow.
Hassan ineğini otlatıyor.
Can you imagine how Hasan would react to finding his cow is dead?
Hassan ineğini ölü bulduğunda, nasıI tepki verecek düşünebiliyor musun?
Hasan is coming!
Hassan geliyor!
I need to talk to major Hasan.
Binbaşı Hasan ile konuşmam lazım.
You don't really think this is about Maryam Hasan, do you?
Bunun gerçekten Maryam Hasan ile ilgili olduğunu düşünmedin, değil mi?
Are you here for Hasan?
Hasan için mi buradasın?
Hasan, is a great guy.
Hasan çok iyi bir çocuk.
Should we call you Hasan or Rıfat?
Hasan mı diyelim Rıfat mı?.
You Hasan? Wait.
Sen Hasan mısın? Bekleyin.
你是哈桑吗 You Hasan? 瞒着 Wait.
Sen Hasan mısın? Bekleyin.
Wait.- You Hasan?
Sen Hasan mısın? Bekleyin?
Can you imagine how Hasan would react to finding his cow is dead?
Hassan ineğini ölü bulduğunda, nasıl tepki verecek düşünebiliyor musun?
Brother, I found Gorbachev Hasan and Pembo.
Abi, Gorbaçov Hasan ile Pemboyu buldum.
Results: 568, Time: 0.1133

Top dictionary queries

English - Turkish