HAWK in Turkish translation

[hɔːk]
[hɔːk]
hawk
hod
atmaca
hawk
sparrowhawk
throwing
sparrow
hajtaka
şahin
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
şahinim
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
hawka
hod
şahinden
atmacayı
hawk
sparrowhawk
throwing
sparrow
hajtaka
atmacanın
hawk
sparrowhawk
throwing
sparrow
hajtaka
şahinler
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
şahinlerini
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin

Examples of using Hawk in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hawk is bleeding.
Şahinin kanaması var.
You must save this hawk," he said. Yes.
Bu şahini kurtarmalısın'' dedi. Evet.
Know what? Hawk likes a nun!
Hawks rahibeyi seviyor.- Neyi?- Bilmiyor!
He never comes to town'cause he's scared of that hawk.
O şahinden ödü patladığı için hiç gelmezdi.
Ethan Hawk is my babe.
Ethan Hawka hastayım bende.
They ate the Millennium light and stop the Hawk from frostbiting.
Milenyum ışığıyla beslenir, Hawkın soğuk ısırmasına maruz kalmasını önlerler.
I'm trying to listen to the Hawk.
Hawkı dinlemeye çalışıyorum.
That's when I will snatch it like a hawk on a prey!
İşte o zaman onu şahinin avını kaptığı gibi kapacağım!
We will find Entrapta and Sea Hawk, and Glimmer and Bow.
Entrapta, Deniz Şahini, Glimmer ve Bowu bulacağız.
Especially in the third period. Kirby has undergone rough treatment from these Hawk players.
Devrede Kirby e karşı sert oynuyorlar. Hawks oyuncuları özellikle üçüncü.
See that hawk?
Atmacayı gördün mü?
Black Hawk to Cardinal.
Kara Şahinden Kardinale.
You saved Red Hawk, and you kept Zora from ruining her life.
Red Hawkı kurtardın, ve zoranın ölmesini engelledin.
Hawk gets the chair of honor!
Hawka onur sandalyemiz!
The'91 Hawk-- that's a $5,000 bottle of wine.
Hawkın şişesi 5.000 dolardır.
I was informed Black Hawk was inbound, over.
Kara Şahinin yolda olduğu söylenmişti, tamam.
This is gonna be fun. Sea Hawk, Perfuma, with me.
Eğlenceli olacak. Deniz Şahini, Perfuma, gelin.
When the wind is southerly I know a hawk from a handsaw.
Rüzgar güneyden estiğinde atmacayı balıkçıldan ayırd etmesini bilirim.
Now they're scared of the hawk but that's cheating, it's an illusion.
Şimdi şahinden korkacaklar, ama bu bir hile, bir illüzyon.
I think Gates promised Hawk a cut, too.
Sanırım Gates Hawka da bir pay söz verdi.
Results: 1585, Time: 0.0711

Top dictionary queries

English - Turkish