HOW TO KILL in Turkish translation

[haʊ tə kil]

Examples of using How to kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
First, to study. Second, to study how to kill.
Önce öğretecek. İkincisi, nasıl öldüreceğini öğretecek.
Now!- I don't know how to kill cows!
Hemen! Sığır nasıl öldürülür bilmem!
I went out to buy cigarettes and I figured out how to kill Harold Crick.
Sigara almaya çıktım ve Harold Cricki nasıl öldüreceğimi buldum.
How to kill the shit out of It! What do you know?
Ne biliyorsun?- O şeyi nasıl öldüreceğimizi.
I don't know how to kill cows. Now!
Sığır nasıl öldürülür bilmem! Hemen!
The closer I get to her, the closer I get to knowing how to kill her.
Ona yaklaştığımda, onu nasıl öldüreceğimi öğreniyorum.
How to kill the shit out of It! What do you know?
Neyi biliyorsun?- Onu nasıl öldüreceğimizi!
I don't know how to kill cows. Now!
Hemen! Sığır nasıl öldürülür bilmem!
If I go into the army after high school, I will already know how to kill terrorists.
Liseden sonra askere yazılırsam teröristleri nasıl öldüreceğimi biliyor olacağım.
Never mind the construction; right now we have to figure out how to kill her!
Yapımı boş ver; şu an onu nasıl öldüreceğimizi bulmalıyız!
You taught me how to use a blade, how to kill.
Bana nasıl bıçak kullanacağımı, nasıl öldüreceğimi öğrettin.
We need to know how to kill a giant stone abraham lincoln. What?
Ne? Dev, taştan bir Abraham Lincolnu nasıl öldüreceğimizi bilmemiz gerekiyor!
Do you understand? No one knows how to kill Dracula?
Drakula nasıl öldürülür kimse bilmiyor. Anlıyor musun?
a weapon and I learned how to kill bad guys.
Kötü adamları nasıl öldüreceğimi öğrendim.
We gotta figure out how to kill these things.
Bu şeyler nasıl öldürülür öğrenmemiz lazım.
I know how to track them and I know how to kill them.
İzlerini sürmeyi ve onları nasıl öldüreceğimi biliyorum.
The maestro was showing us how to kill. I remember.
Hatırladım. O gün maestro bize nasıl öldüreceğimizi öğretmişti.
Now here I am, learning how to kill while waiting for takeout.
Bense yemek siparişimi beklerken biri nasıl öldürülür onu öğreniyorum.
From dying. They took me in because I knew how to kill.
Ölmekten. Beni içeri aldılar, çünkü nasıl öldüreceğimi biliyordum.
I remember. The maestro was showing us how to kill.
Hatırladım. O gün maestro bize nasıl öldüreceğimizi öğretmişti.
Results: 314, Time: 0.043

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish