I ONLY KNOW in Turkish translation

[ai 'əʊnli nəʊ]
[ai 'əʊnli nəʊ]
ben sadece bilmemi
sadece ben i̇ngilizce bilmiyorum demeyi biliyorum
sadece yeni tanıştık ve ve bilmiyorum

Examples of using I only know in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I only know what you show me.
Biliyorum. Sadece bana gösterdiklerini.
I only know that I don't like killing people I have nothing to do with.
Bildiğim tek şey, beni ilgilendirmeyen insanları öldürmekten hoşlanmadığım.
I only know real estate.
Thurberın kim olduğunu bilemem, sadece evi bilirim.
I only know her, she's real.
Bildiğim tek şey kızımın gerçek olduğu.
I only know that Michael is the one to help today.
Bildiğim tek şey bugün bana yardım edenin Michael olduğudur.
I only know that something terrible is happening here.
Bildiğim tek şey, burada çok korkunç şeylerin olduğu.
I only know that he's working at that family restaurant.
Tek bildiğim onun aile restoranında çalıştığı.
I only know names, not details.
Tek bildiğim isimler, ayrıntılar değil.
I only know that it is time to say goodbye.
Tek bildiğim benim veda etme zamanımın geldiği.
And I only know… how to read men's faces.
Benim tek bildiğim… insanların yüzlerini okumak.
I only know what it is.
Sadece bilmek istiyorum.
I only know the screen name.
Benim tek bildiğim bir rumuz.
I only know"God Bless America", pal!
Yalnızca'' Tanrı Amerikayı Korusun'' u biliyorum dostum!
I only know because I was there when he found out.
Sadece ben biliyorum çünkü öğrendiğinde yanındaydım.
I only know that when I'm in it.
Ama biliyorum ki âşık olduğumda.
I only know John constantine because he enrages me.
Tanıdığım tek insan John Constantine çünkü beni deli ediyor.
But I only know how to get party started.
Ama ben sadece biliyorum nasıl başladı partiyi alır.
I wouldn't know about that. I only know I'm the happiest.
Sadece en mutlu olduğumu biliyorum. Bunu bilmem.
I will never see his face again. I only know.
Tek bildigim… onun yüzünü bir daha göremeyecegim.
I only knowI will never see his face again.
Tek bildigim… onun yüzünü bir daha göremeyecegim.
Results: 252, Time: 0.055

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish