IMMERSIVE in Turkish translation

sürükleyici
immersive
gripping
riveting
fascinating
absorbing
page-turner
engrossing
üç boyutlu
three dimensions
3-D
3D
three-dimensional
kapsayıcı
inclusive
container
broad
over-arching
immersive

Examples of using Immersive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
bathtub gasoline- Oh. because my immersive Ed Gein experience making the trip up there to buy their homemade jams gave them a reason to make the trip?- They don't want tourists and yuppies?
sırf benim sürükleyici Ed Gein Turistlerin ve şehirli gençlerin orayı gezip, deyimim, onlara bu geziyi yapma fırsatı veriyor ev yapımı reçellerini, o iğrenç kurutulmuş etlerini ve diye mi istemiyorlar yani?
bathtub gasoline- Oh. because my immersive Ed Gein experience making the trip up there to buy their homemade jams?
sırf benim sürükleyici Ed Gein Turistlerin ve şehirli gençlerin orayı gezip, deyimim, onlara bu geziyi yapma fırsatı veriyor ev yapımı reçellerini, o iğrenç kurutulmuş etlerini ve diye mi istemiyorlar yani?
bathtub gasoline gave them a reason to make the trip? because my immersive Ed Gein experience.
fırsatı veriyor küvet benzinlerini almalarını, sırf benim sürükleyici Ed Gein Turistlerin ve şehirli gençlerin orayı gezip, diye mi istemiyorlar yani? ev yapımı reçellerini, o iğrenç kurutulmuş etlerini ve.
Making the trip up there to buy their homemade jams because my immersive Ed Gein experience gave them a reason to make the trip?
Onlara bu geziyi yapma fırsatı veriyor küvet benzinlerini almalarını, sırf benim sürükleyici Ed Gein Turistlerin ve şehirli gençlerin orayı gezip,
Advanced graphics, totally immersive.
Geliştirilmiş grafikler, tamamiyle göz alıcı.
It's a six-day immersive experience for the kids.
Bu çocuklar için altı günlük, büyüleyici bir deneyim.
Virtual reality program called Reverie. Uh, they make this immersive.
Reverie denen üç boyutlu yapay bir dünya yapıyorlar.
Fragments" is an immersive work that seeks to answer those big important questions.
Fragments şu büyük soruları cevaplamaya çalışan sürükleyici bir gösteridir.
I'm making more immersive pieces that an audience can wander around and find themselves in.
Daha çok, seyircinin içinde gezinip kendini bulabileceği üç boyutlu tasarımlar yapıyorum.
Then she should have gone with Primo-Feel! If she wanted the immersive element!
Eğer üç boyutlu bir deneyim istiyorsa o halde PrimoFeel ile tura çıkmalı!
No, no, that's just my custom-programmed, fully immersive flat-tire indication experience.
Yok yok, bu benim özel programladığım… tamamen gerçekçi patlak lastik belirtisi deneyimim.
If she wanted the immersive element, then she should have gone with Primo-Feel!
Eğer üç boyutlu bir deneyim istiyorsa o halde PrimoFeel ile tura çıkmalı!
Eventually, the project may feature immersive virtual-reality historical recreations of people, places, and events.
Siteye göre, burası en sonunda tarihsel kişiliklerin ve yerlerin sürükleyici sanal gerçeklik canlandırmalarının yaşadığı bir ortam olacaktır.
Be the first to escape our most immersive rooms yet and win $10,000.
En sürükleyici kaçış odamızdan çıkan ilk kişi olun ve 10 bin doları kazanın.
I'm working on sprite scaling for immersive environments.
Üç boyutlu ortamlar için bağımsız görüntü ölçeklendirme üzerinde çalışıyorum.
And win $10,000. Be the first to escape our most immersive rooms yet.
En sürükleyici kaçış odamızdan çıkan ilk kişi olun ve 10 bin doları kazanın.
We didn't have that whole immersive VR environment shizzle back then.
O zamanlarda o üç boyutlu sanal gerçeklik şeyi yoktu.
We have found a truly immersive approach yields the best results.
Tamamen kapsayıcı bir yaklaşıma teslim olmanın en iyi sonuçları verdiğini gördük.
It felt like immersive theater.
Sürükleyici bir tiyatro gibiydi.
The immersive product placement journey.
Sürükleyici ürün yerleştirme macerası.
Results: 114, Time: 0.0575

Top dictionary queries

English - Turkish