IMPREGNABLE in Turkish translation

[im'pregnəbl]
[im'pregnəbl]
dayanıklı
tough
durable
resistant
strong
resilient
sturdy
indestructible
impervious
hardy
strength
zaptedilemez
restrain
ele geçirilemez
zapt edilemez
impregnable
uncontrollable
cannot be contained
edilemez
cannot
indestructible
is unacceptable
unpredictable
impregnable
undeniable
undetectable
girilemez
impenetrable
impregnable

Examples of using Impregnable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now he says,"an impregnable language of image-- beautiful and subtle patterns of pure form.
Şimdi diyor ki,'' Görüntünün zaptedilemez dili saf formun güzel ve zor ideali.
The only weak link in his otherwise impregnable armor is his devotion, his passion, some would say his obsession
Mickeynin namı diğer dayanıklı zırhının tek zayıf noktası… güzeller güzeli karısına bağlılığı,
His passion, some would say his obsession The only weak link in his otherwise impregnable armor with his beauteous lady wife.
Mickeynin namı diğer dayanıklı zırhının tek zayıf noktası… güzeller güzeli karısına bağlılığı, tutkusu… bazılarına göre de takıntısıdır.
To be an impregnable Dutch rampart and the hut beyond, their headquarters. Imagine if you will, Sire, the lake before you.
Ardındaki kulübenin de karargâhları olduğunu düşünün. Şöyle efendim… Önünüzdeki gölün zapt edilemez bir Felemenk kalesi olduğunu.
Are incorporated in this impregnable chamber. All the mechanical devices which science has been able to conceive.
Bu emprenye edilemez odaya dahil edilmiştir. Bilimin kavrayabildiği tüm mekanik cihazlar.
The only weak link in his otherwise impregnable armor with his beauteous lady wife. is his devotion, his passion,
Mickeynin namı diğer dayanıklı zırhının tek zayıf noktası… güzeller güzeli karısına bağlılığı,
His passion, some would say his obsession with his beauteous lady wife. The only weak link in his otherwise impregnable armor.
Mickeynin namı diğer dayanıklı zırhının tek zayıf noktası… güzeller güzeli karısına bağlılığı, tutkusu… bazılarına göre de takıntısıdır.
The priceless artifacts are displayed in open cases protected by electronic surveillance and an impregnable automated security system.
Paha biçilmez eserler açık kutularda sergileniyor. Elektronik gözetleme sistemleri ve de alt edilemez otomatik güvenlik sistemi tarafından korunuyor.
He had captured Singapore, a stronghold that was considered impregnable. the pearl of the British Empire.
Singapuru ele geçirir,… İngiliz İmparatorluğunun incisi,… zaptedilemez sayılan kaleyi.
And now they hate everything that isn't like them. Radiation has made them retreat inside these impregnable metal shells.
Radyasyon yüzünden bu dayanıklı metal kabukların içine çekilmişler… şimdi de onlar gibi olmayan her şeyden nefret ediyorlar.
Engineers from nearby Fort Belvoir have failed to budge him, and metallurgical experts have found his huge body impregnable.
Fort Belvoir yakınlarından gelen mühendisler robotu kımıldatmayı başaramadılar. Ayrıca metallurji uzmanları penetre edilemez bir gövdesi olduğunu keşfettiler.
A way to free the injured soul of all suffering… by making it impregnable. Yes.
Evet. Çekilen tüm acılardan dolayı yaralanmış bir ruhu özgür bırakmanın yolu… onu zaptedilemez hale getirmektir.
Radiation has made them retreat inside these impregnable metal shells,
Radyasyon yüzünden bu dayanıklı metal kabukların içine çekilmişler şimdi
It must be lodged in the most impregnable vault in this building until we're ready to start manufacture.
Üretime hazırlanana kadar bu binadaki en dayanıklı kasaya saklanması gerek.
You agreed to rob the most impregnable bank in history- you must have had a very good reason.
Tarihteki en zaptedilmez bankayı soymayı kabul ettin. Çok iyi bir sebebin olmalı.
Contrary to popular belief, I'm not actually Houdini and those things are designed to be impregnable.
Genel inanışın aksine ben bir sihirbaz değilim ve bu tip şeyler açılamaz şekilde yapılıyor.
To turn all of Vietnam into what he called an"impregnable outpost of the socialist system. Le Duan resolved, with Soviet help.
Le Duan, Sovyetlerin yardımıyla bütün Vietnamı kendi deyişiyle sosyalist sistemin zapt edilmez karakoluna'' çevirmeye kararlıydı.
To turn all of Vietnam into what he called Le Duan resolved, with Soviet help, an"impregnable outpost of the socialist system.
Le Duan, Sovyetlerin yardımıyla bütün Vietnamı kendi deyişiyle sosyalist sistemin zapt edilmez karakoluna'' çevirmeye kararlıydı.
till the whole was deposited within, leaving him impregnable in his little Quebec.
onun küçük Quebec onu zaptedilemez bırakarak.
It seemed impregnable, but, of course, massive amounts of food in order to supply its Achilles
Ele geçirilemez görünüyordu, ama elbette… şehrin Aşil tendonu,
Results: 58, Time: 0.0564

Top dictionary queries

English - Turkish