INFERTILITY in Turkish translation

[ˌinfə'tiliti]
[ˌinfə'tiliti]
kısırlık
barren
sterile
vicious
infertile
of infertility
tabbouleh
sterilizing
kısırlığı
barren
sterile
vicious
infertile
of infertility
tabbouleh
sterilizing
kısırlığa
barren
sterile
vicious
infertile
of infertility
tabbouleh
sterilizing
kısırlığın
barren
sterile
vicious
infertile
of infertility
tabbouleh
sterilizing
infertilite

Examples of using Infertility in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
After the infertility, now the epidemic.
Kısırlıktan sonra, şimdi de salgın.
Of course we suspected infertility… but we both resisted going to a hospital.
Elbette kısırlıktan şüphelendik… ama ikimiz de hastaneye gitmek istemedik.
Infertility on both sides.
Her iki taraf da kısır.
Infertility both sides.
Her iki taraf da kısır.
Perhaps it's a reaction of the male plant to its infertility.
Belki, erkek bitkinin kısırlığına karşı bir reaksiyonudur.
At the end of the night, I come out and announce my infertility.
Gecenin sonunda, ortaya çıkıp kısırlığımı duyururum.
Like infertility?
Kısırlık gibi mi?
On the wall, there was a long list of infertility disorders.
Duvarda, kısırlıkla ilgili hastalıkların uzun bir listesi vardı.
Infertility? Yeah?
Evet. Kısırlık mı?
Natural remedies for headaches, anxiety, infertility.
Baş ağrısı, kaygı, kısırlık gibi şeylere karşı doğal tedaviler.
It's a homeopathic remedy from India for male infertility.
Bu, erkekler için Hindistanda üretilen homeopatik bir kısırlık ilacı.
We do female infertility.
Kadınlarla uğraşırız. Bu bizim özelliğimiz.
And she is down the hall enduring infertility treatments, which is why this all does seem a bit insensitive on your part, if I may be so blunt.
Ve o koridorun diğer ucunda kısırlık tedavisi görürken, burada bunların olması sizi biraz duyarsız gösteriyor. Açık konuşmak gerekirse.
I have arrived at the Royan Institute here in Tehran, where they carry out stem cell research, infertility treatment and cloning research.
Burada, Tahranda kök hücre araştırmaları, kısırlık tedavisi ve ve klonlama araştırmaları yürüttükleri Royan Enstitüsüne geldim.
Karin Michaels, Associate Professor at Harvard Medical School, suggests that toxins leaching from plastics might be related to disorders such as infertility and cancer in humans.
Harvard Tıp Fakültesi Doçenti Karin Michaels, plastiklerden sızan toksinlerin infertilite ve insanlarda kanser gibi bozukluklarla ilişkili olabileceğini öne sürüyor.
heart disease, infertility.
kalp hastalığı, kısırlık.
You make one little joke about a guy's infertility and suddenly you deserve to be labeled a jerk….
İnsanın kısırlığı ile ilgili küçük bir şaka bile yapsan hemen hıyar diye etiketlenmeyi hakedersin….
kidney failure, infertility, or bladder cancer.
böbrek yetmezliği, kısırlık veya mesane kanseri görülebilir.
But then I read online that it could cause infertility, loss of sex drive and… ED.
Ama sonra internette kısırlığa, seks arzusunun kaybına neden olabileceğini okudum.
And suddenly you deserve to be labeled a jerk-- You make one little joke about a guy's infertility.
İnsanın kısırlığı ile ilgili küçük bir şaka bile yapsan… hemen hıyar diye etiketlenmeyi hakedersin.
Results: 118, Time: 0.0697

Top dictionary queries

English - Turkish