INSANITY in Turkish translation

[in'sæniti]
[in'sæniti]
cinnet
insanity
madness
shining
mania
the frenzy
amok
delilik
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgınlığı
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
delirmeyi
crazy
madness
going mad
akıl
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence
deliliği
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgınlık
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
deliliğin
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
deliliğe
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgınlığını
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
çılgınlıktan
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
delirmeye
crazy
madness
going mad

Examples of using Insanity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I missed your insanity, Nikki.
Senin çılgınlığını özledim Nikki.
You wished to steal the inheritance of Mademoiselle Norma by driving her to suicide or insanity.
Bayan Norma Restaricki intihara veya deliliğe sürükleyerek servetine el koymak istiyordun.
And insanity, mental illness, becomes a principle.
Çılgınlık, akıl hastalığı ise belirleyici bir ilke olarak yükseltiliyor.
ate Guatemalan insanity peppers.
kavga ettim… Guatemalan cinnet biberleri yedim.
Do you understand the insanity of it?
Bunun çılgınlığını anlıyor musun?
Which of you has been afflicted by insanity.
Deliliğe uğramış hanginiz?
Why not? Because he's gonna be hiding behind insanity.
Çünkü o, deliliğin ardına saklanacak. Neden olmasın?
We should be used to senseless killing. With the world's insanity and our own slaughtered millions.
Dünyanın deliliği ve katledilen dostumuzdan sonra… anlamsız cinayetlere alışmalıydık.
That's the dream: survive this insanity and retire to a pure life.
Bu çılgınlıktan sağ çık ve saf bir hayata çekil.
Total genocide. If all This insanity is even remotely true.
Bu çılgınlık doğruysa Tüm ırklar yok edilecek.
All that power and rage and insanity.
Bütün o kudret, hiddet ve cinnet.
When I want the insanity and the energy of the city, I'm here.
Şehrin çılgınlığını ve enerjisini istediğimde buraya geliyorum.
Because he's gonna be hiding behind insanity. Why not?
Çünkü o, deliliğin ardına saklanacak. Neden olmasın?
I forbid this insanity. Any questions?
Bu deliliğe izin veremem! Sorusu olan?
Not now. Stop the insanity.
Deliliği durdur. Şimdi değil.
It's a phone. When you're ready to give up this insanity, call me.
Bir telefon. Bu çılgınlıktan vazgeçmeye hazır olduğunda beni ara.
mostly insanity, and the rest of it is schizophrenia.
çoğunluğu cinnet ve geri kalanı ise şizofrenidir.
Any questions? I forbid this insanity.
Bu deliliğe izin veremem! Sorusu olan?
Stop the insanity. Not now.
Deliliği durdur. Şimdi değil.
I just thank God every day that that insanity is over.
O çılgınlık bitti diye her gün Tanrıya şükrediyorum.
Results: 645, Time: 0.0739

Top dictionary queries

English - Turkish