Examples of using Cinnet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
çoğunluğu cinnet ve geri kalanı ise şizofrenidir.
Kamara Hummasına yakalandım! Cinnet geçiriyorum!
Cehennem Kapısı, yanan cinnet, köküne kadar?
Cehennem Kapısı, yanan cinnet.
Ama korkakça saklanmak da… Belki Cinnet Dağına kaçabiliriz.
Boğazda kanama görülüyor sonra da cinnet ve şiddet geliyor.
Ama korkakça saklanmak da… Belki Cinnet Dağına kaçabiliriz.
Gördün mü? Cinnet uçurumu!
Gördün mü? Cinnet uçurumu?
Cinayet, zehirlenme, intihar, ve hatırladığım kadarıyla cinnet.
Nick, sana itiraf vereceğimi söyledim. Cinnet?
Savunmanı bunun üstüne mi kuruyorsun, cinnet?
Savunmanı bunun üstüne mi kuruyorsun, cinnet?
Evet, cinnet ve ölüm.
Ne yani, cinnet artık bulaşıcı mı?
Peki, Cyril cinnet geçirip seni öldürünce şiir ne hakkında olacak?
Neden buzluğunda Cinnet kitabı var?
Rach, Cinnet nasıl gidiyor?
Bu cinnet geçiren kadın mektubu Parise götürmüş müdür?
Cinnet Dağının eteklerindeki kara ormanlara.