MADNESS in Turkish translation

['mædnəs]
['mædnəs]
cinnet
insanity
madness
shining
mania
the frenzy
amok
delilik
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgınlık
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
delirmesi
crazy
madness
going mad
çılgınlığı
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
deliliği
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
deliliğin
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgınlığın
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
çılgınlığa
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
deliliğe
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
cinneti
insanity
madness
shining
mania
the frenzy
amok
delirmek
crazy
madness
going mad
cinnete
insanity
madness
shining
mania
the frenzy
amok

Examples of using Madness in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If the madness is permanent or temporary we have no way of knowing.
Deliliğin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunu bilmiyoruz.
The madness daily maddening me and turning into agony.
Cinnet her gün beni çıldırtıyor ve… gözlerimdeki neşe ızdıraba dönüşüyor.
It was here that my parties would have crescendoed into true madness.
Partilerimin hızlanarak gerçek deliliğe dönüşmesi için vardı.
How powerful… madness can be. You have no idea!
Güçlü olabileceği konusunda… Çılgınlığın ne kadar… hiç fikrin yok!
Not feeling the need to join the madness.
Çılgınlığa katılmaya ihtiyaç duymadan.
Stop letting this madness into your head, Petra. No.
Bu deliliğin aklına girmesine izin verme Petra. -Hayır.
Madness enough to allow us entrance.
Girmemizi sağlayacak kadar yeterli cinnet.
It's not too late to end this madness.
Bu deliliğe son vermek için geç değil.
Madness… Or even death.
Delirmek… ve hatta ölüm.
Madness can be. You have no idea… How powerful!
Güçlü olabileceği konusunda… Çılgınlığın ne kadar… hiç fikrin yok!
What if this is a madness shared by two?
Ya bu cinneti iki kişi paylaşıyorsa?
Do you think anyone could do this madness sober?
Bu çılgınlığa ayık ayık kim bakabilir ki?
To make sure that I never forget what madness feels like.
Deliliğin nasıl hissettirdiğini asla unutmamamı istiyor.
Madness be thy name.
Senin adın cinnet olacak.
A madness took me, but it has passed.
Bir cinnete kapıldım ama geçti.
That way, we will get to Pablo and we can end this madness, Peña.
Böylece Pabloya ulaşıp bu deliliğe bir son verebiliriz, Peña.
Madness… or even death. How so?
Delirmek… Nasıl? ve hatta ölüm?
End this madness and you may vet live to be my bride.
Bu deliliği sonlandırın… ve hala gelinim olarak yaşayabilesin.
You calm the madness.
Cinneti sakinleştiriyorsun.
I inspired all of this… Madness.
Bu çılgınlığa ben ilham vermişim.
Results: 1546, Time: 0.0582

Top dictionary queries

English - Turkish