INSECTS in Turkish translation

['insekts]
['insekts]
böcekler
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
haşereler
pest
insect
vermin
haşarattır
vermin
pest
insects
çekirgeleri
grasshopper
cricket
locust
böcek
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
böcekleri
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
böceklerin
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
haşereleri
pest
insect
vermin
haşere
pest
insect
vermin

Examples of using Insects in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We hired a company to get rid of the insects under our house.
Evimizin altındaki böceklerden kurtulmak için bir şirket kiraladık.
Many insects don't develop wings until their last moulting stage.
Birçok böceğin yaşamlarının son dönemlerine kadar kanatları yoktur.
Instead they're told not to step on insects or they won't reincarnate.
Bunun yerine böceği ezmememizi yada onların ruhları olmadığını söylerler.
Other Australian insects have a different defensive strategy.
Diğer Avustralya böceklerinin, farklı bir savunma stratejileri var.
People like you who are less than insects… You should all die.
Senin gibi böcekten daha pislik olanların hepsi gebermeli.
Jules writes his books… and hunts his insects.
Ve böceklerini, hayvancıklarını avlıyor. Jules kitaplarını yazıyor.
Jules writes his books and hunts his insects and other little creatures.
Ve böceklerini, hayvancıklarını avlıyor. Jules kitaplarını yazıyor.
What? They harvest insects here, do they not?
Burada böceklerden ürün topluyorlar, değil mi?- Ne?
We didn't cover the life cycle of deep space insects at JFK High.
Derin uzay böceklerinin…- Bilmiyorum. yaşam döngülerini engellemedik.
We didn't cover the life cycle of deep space insects at JFK High.
Derin uzay böceklerinin… yaşam döngülerini engellemedik.- Bilmiyorum.
Fungus and insects and resistant to drought.
Hastalıklara, böceklere, ve mantarlara… bağışıklığı olan
Prideful insects, the whole hive of you. You're insects.
Böceksiniz siz. Kolonilerini genişletmek için çabalayan… bir kovan dolusu gururlu böcek.
All my problems would be solved. If only one could treat relatives like one treats insects.
İnsan akrabalarına böceklere davrandığı gibi davranabilse… bütün sorunlarım çözülmüş olurdu.
They survive on a diet of almost nothing but insects.
Hayatta kalmak için neredeyse böcekten başka bir şey yemezler.
But what kind of insects do they like where you come from?
Peki, senin geldiğin yerde ne çeşit böceklerden hoşlanırlar?
You know, I'm not one of your goddamn insects, Remi.
Biliyorsun, ben senin kahrolası böceklerinden biri değilim, Remi.
It can devour 20,000 insects a day.
Günde 20 bin böceği mideye indirebilir.
We were the insects.
Bizler haşereydik.
So bees are flying insects closely related to wasp and ants.
Bal arıları eşek arıları ve karıncalarla akrabalığı olan uçan böceklerdir.
The average chocolate has the legs of eight insects in it.
Bir çikolatada ortalama sekiz böceğin bacağı vardır.
Results: 1687, Time: 0.0509

Top dictionary queries

English - Turkish