INTIMIDATING in Turkish translation

[in'timideitiŋ]
[in'timideitiŋ]
korkutucu
scary
frightening
terrifying
creepy
intimidating
freaky
fearsome
horrifying
warner
spooky
göz korkutucu
intimidating
daunting
bad-dogs
tehditkâr
threatening
menacing
intimidating
menacingly
sindirme
digesting
intimidate
take
to absorb
to process
tehditkar
threatening
menacing
intimidating
menacingly
o korkutucu
that scary
frightening
intimidating
tehdit ediyor
threaten
's been threatening
are menacing
korkutuyormuş gibi

Examples of using Intimidating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now, these intimidating looking things.
Şimdi bu korkunç bakışlı şeyler.
Finds me intimidating, right?
Beni ürkütücü buluyor, değil mi?
Is that even a little bit intimidating?
Biraz göz korkutucu oldu mu?
I'm taking you in on felony charges of intimidating a witness.
Bir tanığı korkutma suçundan seni gözaltına alıyorum.
The Anfield roar welcoming and intimidating.
Anfield kükreyerek ve korkutarak karşılıyor ve yorumcularımız.
You think you're so tough intimidating an old man?
Yaşlı bir adamı korkutarak sert olduğunuzu mu sanıyorsunuz?
We go now. You think you're so tough intimidating an old man?
Yaşlı bir adamı korkutarak sert olduğunuzu mu sanıyorsunuz? Şimdi gidelim?
What could be more important than intimidating me?
Benim gözümü korkutmaktan daha önemli ne olabilir?
Huh? You get picked up for intimidating a witness?
Tanığı korkutmaktan seni içeri alırlar. Ha?
Huh? You get picked up for intimidating a witness.
Ha? Tanığı korkutmaktan seni içeri alırlar.
Very intimidating. but I can't look up.- Emilia is lovely.
Çok sindiriyor. Emilia çok tatlı… ama bakamıyorum yani.
Intimidating helpless women is part of what I do.
Çaresiz bayanları korkutmak işimin bir parçası.
Strong women are intimidating, aren't they?
GüçIü kadınlar caydırıcıdır, değil mi?
Trying. Intimidating? It's a little.
Gözünü mü korkuttu? Alıştın mı? Deniyorum. Biraz.
It's a little, uh… Trying. Intimidating?
Gözünü mü korkuttu? Alıştın mı? Deniyorum. Biraz?
Intimidating? Trying. It's a little.
Gözünü mü korkuttu? Alıştın mı? Deniyorum. Biraz.
It's a little, uh… Intimidating? Trying.
Gözünü mü korkuttu? Alıştın mı? Deniyorum. Biraz.
Trying. It's a little, uh… Intimidating?
Gözünü mü korkuttu? Alıştın mı? Deniyorum. Biraz?
But you're very intimidating. Enjoy.
Ama çok caydırıcıymışsın. Afiyet olsun.
Enjoy. But you're very intimidating.
Ama çok caydırıcıymışsın. Afiyet olsun.
Results: 268, Time: 0.0795

Top dictionary queries

English - Turkish